Ankara Kent Konseyi (AKK) Başkanı Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, 15-17 Haziran tarihleri arasında Paris’te düzenlenen “Başkentlerde Mekân ve Siyaset: Mekânın Üretiminde Uluslararası Perspektifler” başlıklı Spacepol (Başkentlerde Siyaset ve Mekân) programının kapanış etkinliğine katılarak Ankara’yı ve AKK’yi temsil etti.
Dört yıldır devam eden Spacepol programı, başkentlerin sadece idari merkezler olmadığını, aynı zamanda siyasetin, toplumsal taleplerin, kamusal mekân mücadelelerinin, kent belleğinin ve gündelik yaşamın iç içe geçtiği özel alanlar olduğunu vurguluyor. Fransa Ulusal Araştırma Ajansı tarafından desteklenen ve Prof. Dr. Gülçin Erdi’nin yöneticiliğini üstlendiği proje kapsamında, başkentler karşılaştırmalı olarak incelendi.
Proje, siyasal gücün kent mekânını nasıl şekillendirdiğini, küresel kentleşme süreçlerinin başkentlere yansımalarını ve bu süreçlere yurttaşların, yerel toplulukların ve sivil aktörlerin nasıl dahil olduğunu araştırdı. Ankara, Moskova, Atina, Paris, Kudüs, Tahran, Astana, Abu Dhabi ve Kahire gibi jeopolitik ve kentsel açıdan önemli başkentlerin incelendiği proje, Ankara’yı sadece Türkiye’nin başkenti olarak değil, aynı zamanda modernleşme, kamusal akıl, planlama ve ulusal temsilin bir mekânı olarak dünya ölçeğinde tartışılan önemli bir örnek olarak sundu.
Ankara Kent Konseyi, projenin araştırmacıları arasında yer alan ve AKK Başkan Vekili Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin aracılığıyla, kentin akademi, sivil toplum, yerel yönetim ve uluslararası araştırma ağlarıyla buluşmasına katkı sağladı. Projenin başında, 26 Nisan 2023’te Ankara’da Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle düzenlenen çalıştay, Spacepol’un Ankara ayağı için önemli bir buluşma noktası oldu.
Kapanış programında “Başkentin İnşasında Merkezi Hükümet ve Yerel Yönetimler Arasındaki Rekabet” başlıklı bir konuşma yapan Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, Ankara’nın artık sadece 1920’lerin küçük bir cumhuriyet başkenti olmadığını belirtti. Şahin, “Türkiye’nin ikinci büyük metropoliten alanı olarak Ankara, sosyal, ekonomik, ekolojik ve yönetsel sınırlarının gelişmesiyle bir siyasal mekân örneğidir. Özellikle 2019 seçimlerinin ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarıyla gelişmiş kentler arasında yer almaktadır,” dedi.
Şahin, bu çalışmalar kapsamında ulusal temsil, merkezi karar alma, büyük ölçekli proje kapasitesi ve simgesel mekân üretiminin yanı sıra şeffaflık, sosyal belediyecilik, katılım, ulaşım adaleti, kamusal yarar ve yerel demokratik meşruiyetin de öne çıktığını vurguladı. Bir şehir plancısı, akademisyen ve AKK Başkan Vekili olarak Ankara’nın mekânsal dönüşümünü teknik bir planlama meselesi olmaktan öteye taşıyarak siyasal temsil, kamusal yarar, merkezi-yerel ilişkiler, katılım, kent hakkı ve demokratik meşruiyet bağlamında değerlendiren bir perspektif sundu.
Prof. Dr. Şahin, Ankara Kent Konseyi olarak katılımcı, şeffaf, çoğulcu ve kamusal akla dayalı bir kent yönetimi anlayışını savunduklarını belirtti. “Ankara Kent Konseyi olarak bizim de savunduğumuz yaklaşım; katılımcı, şeffaf, çoğulcu ve kamusal akla dayalı olarak kent yönetimi ortak noktada buluşmaktadır,” diyen Şahin, AKK’nin başkentin geleceğinin sadece imar kararları, ulaşım projeleri veya temsil mekânları üzerinden değil; yurttaşların gündelik yaşamı, sosyal adalet, kamusal alanların niteliği, kültürel miras, ekolojik sorumluluk ve yerel demokrasi üzerinden tartışılması gerektiğini savunduğunu ekledi.
Spacepol Projesi’nin, Ankara Kent Konseyi’nin yıllardır geliştirmeye çalıştığı kent demokrasisi yaklaşımını uluslararası bir akademik zemine taşıdığını ve Ankara’nın sorunlarının dünyadaki diğer başkentlerle karşılaştırmalı olarak incelenmesine olanak sağladığını ifade etti.
Programda sunulan diğer bildiriler de Ankara’nın Spacepol Projesi için sadece bir örnek kent olmadığını, aynı zamanda kuramsal olarak üretken bir araştırma alanı olduğunu kanıtladı. Prof. Dr. Gülçin Erdi’nin Ankara’da modernist ve Cumhuriyetçi kamusal mekânların üretimine ilişkin sunumu, Youenn Gourain’in Mamak’ta sel riskleri üzerine çalışması, Cosimo Pica’nın Altındağ’daki kentsel deneyimleri konu alan bildirisi ve Clara Rivas Alonso’nun Ankara ile Abu Dhabi’de kadınlar ve anıtlar üzerine karşılaştırmalı çalışması bu zenginliği gözler önüne serdi.