“Bu Milletin Adı Türk Milletidir: Fitneye, Ayrıştırmaya, Bölmeye Geçit Yok!”
Türkiye son yıllarda öyle bir noktaya geldi ki, bazı siyasi çevrelerin bilinçli olarak saçtığı fitnenin, sokakta, sosyal medyada ve günlük hayatta insanların zihinlerini nasıl esir aldığını görmek insanı derinden yaralıyor. Bir kere daha görüyoruz ki, “Kürt sorunu” diye yıllardır tekrarlanan söylem, aslında bu topraklarda yaşayan milyonlarca Kürt kardeşimizin değil; devletle milleti karşı karşıya getirmek isteyenlerin ürettiği bir projedir.
Peki soralım o zaman…
Anayasamızda Kürt-Türk ayrımı yapan bir madde mi var?
Yok.
Bu ülkede bir Kürt mahkemesi, bir Türk mahkemesi mi var?
Yok.
Hakim karşısına çıkan bir Kürt’e “Sen Kürtsün, al sana on kat ceza” deniliyor mu?
Hayır!
Kürt vatandaşın ödediği vergiden ayrı bir vergi mi alınıyor?
Hayır!
Üniversiteye gitmek isteyen bir Kürt gence “Sen Kürtsün, okuyamazsın” mı deniyor?
Asla.
Çalışıp, üretip, ticaret yapmak isteyen bir Kürt vatandaşın önü devlet tarafından kesiliyor mu?
Mümkün değil.
O halde gerçek ne?
Gerçek şu ki; bu ülkede bir Kürt sorunu değil, kırk yıldır terör örgütlerinin ve onların siyasi uzantılarının ÜRETTİĞİ bir fitne sorunu vardır.
Bu fitne uğruna binlerce insanımız öldürüldü, şehirler yakıldı, ocaklar söndü, parklara, meydanlara, barajlara, karakollara bombalar yerleştirildi.
Ve acı olan şu ki; bu fitne bazı siyasiler için bir oy kaynağına dönüşmüştür.
Asıl sorun Türk milliyetçilerinin susturulmasıdır
Bugün meclise baktığımızda, televizyonlara baktığımızda, üniversite kürsülerine baktığımızda Türk milliyetçilerinin adeta azınlığa itilmiş olduğunu görüyoruz.
Türk’üm demek ayıpmış gibi gösteriliyor,
Bayrağını savunmak “ırkçılık” olarak yaftalanıyor,
Vatan birliğini korumak isteyen insanlar hedef gösteriliyor.
Bu ülkede gerçekte bir Türk sorunu vardır:
Baskı altına alınan, sesi kısılmak istenen, kendi vatanında bile suçlanmak istenen Türk milliyetçisinin sorunu.
Bu milletin adı binlerce yıldır bellidir:
TÜRK MİLLETİ.
Bu bir ırk tanımı değildir; bir kimliktir, bir kültürdür, bir kader birliğidir.
Kürt’üyle, Türk’üyle, Laz’ıyla, Çerkes’iyle, Alevi’siyle Sünni’siyle, bu toprakları vatan yapan herkes bu milletin evladıdır.
Ama birileri sürekli şunu karıştırıyor:
“Halklar mozaiği” diyerek millet kavramını parçalamak istiyorlar.
Bunu yaparken de en çok Kürt kardeşlerimizi kullanıyorlar.
HDP’ye net sorular: Toprak mı istiyorsunuz, ülke bütünlüğünü mü?
Madem öyle, o zaman açıkça soralım:
HDP, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden toprak koparmak istiyor mu?
Evet ya da hayır?
HDP, “özerk Kürdistan” kurmak istiyor mu?
Evet mi, hayır mı?
Bu sorulara yıllardır net bir cevap alamıyoruz.
Sürekli yuvarlak cevaplar, sürekli kaçamak açıklamalar, sürekli iki yüzlü siyaset…
Bir yandan “demokrasi” diyorsunuz,
Bir yandan da terör örgütlerinin gölgesinden çıkamıyorsunuz.
Milleti yıllardır oyaladığınız “çözüm” dediğiniz şey nedir?
Sınırlar mı değişecek?
Anayasa mı bölünecek?
Devlet mi küçülecek?
Bayrak mı indirilecek?
Bunların hiçbirini açıkça söyleyemiyorsunuz. Çünkü millet biliyor:
Sizin “çözüm” dediğiniz şey, Türkiye’yi bölme projesinin makyajlanmış halidir.
Biz birlikte Türkiye’yiz – Bölünmeye geçit yok
Bu güzel vatanın insanlarını birbirine düşürmeye çalışanlara inat,
Biz diyoruz ki:
Bu ülke Türk’ün de, Kürt’ün de, Laz’ın da, Türkmen’in de vatanıdır.
Ama bu vatanın adı TÜRKİYE’dir.
Devletin adı TÜRKİYE CUMHURİYETİ’dir.
Milletin adı TÜRK MİLLETİ’dir.
Kimse bu gerçeği değiştiremez.
Bu ülke şehit kanıyla kuruldu, pazarlıkla kurulmadı.
Bu toprakların her karışı Türk’ün de Kürt’ün de omuz omuza verdiği mücadeleyle vatan oldu.
Ama bugün bizi ayrıştırmaya çalışanlar, o kardeşliği parçalamaya çalışıyorlar.
Biz buna izin vermeyeceğiz.
Türkiye’yi bölmek, parçalamak, şehir devletlerine ayırmak isteyenlere karşı tavrımız nettir:
**Bu vatan bölünmeyecek!
Bu bayrak inmeyecek!
Bu devlet yıkılmayacak!
Bu millet ayrılmayacak!**
Kim ne derse desin…
Kim hangi fitneyi üretirse üretsin…
Kim hangi maske altında siyaset yaparsa yapsın…
Bu ülkenin gerçek sahibi milletin kendisidir.
Ve bu millet Türk milletidir.