ANKARA – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, programın temel hedeflerinin makroekonomik istikrarı pekiştirmek, üretim ve verimliliği artırmak, enflasyonu düşürmek, istihdamı yükseltmek ve Türkiye’nin küresel ticaretteki yerini sağlamlaştırmak olduğunu belirtti.
Yılmaz, Türkiye’nin küresel ekonomideki dönüşüme yalnızca uyum sağlayan değil, aynı zamanda kendi üretim altyapısı, girişimcilik ruhu ve stratejik avantajlarıyla öne çıkan bir aktör olma kararlılığında olduğunu vurguladı.
OVP’ye göre, ekonomik büyümenin 2026’da yüzde 3,3’ten başlayarak 2029’da yüzde 5’e ulaşması öngörülüyor. Bu büyüme sürecinde yaklaşık 2,1 milyon yeni istihdam yaratılması ve işsizlik oranının 2029’da yüzde 7,6’ya indirilmesi hedefleniyor. Enflasyonun ise kademeli olarak düşürülerek 2029’da tek haneli rakamlara, yüzde 9’a indirilmesi amaçlanıyor.
Programın sonunda Türkiye’nin milli gelirinin 2,2 trilyon doları aşması, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar dolara yükselmesi hedefleniyor. Kişi başına düşen milli gelirin de 25 bin dolara ulaşması bekleniyor.
Dış ticarette stratejik bir dönüşüm planlanıyor. Yüksek katma değerli ve teknoloji odaklı ürün ve hizmetlerin ihracattaki payının artırılmasına öncelik verilecek. Yeşil ve dijital dönüşümün desteklenmesi, yeni pazarlara açılım ve küresel değer zincirlerindeki konumun güçlendirilmesi de programın önemli başlıkları arasında yer alıyor. Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve Orta Koridor gibi bağlantı projeleriyle lojistik ağların entegrasyonu da hızlandırılacak.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu politikaların ilgili tüm kurumlarla koordineli bir şekilde hayata geçirileceğini ve temel amaçlarının ekonomik istikrarı sağlarken, üretimi ve rekabet gücünü artırarak elde edilen kazanımların toplumun geneline daha fazla yansımasını sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.