Gazetecilik mesleğinin duayen isimlerinden Çiğdem Toker, Ankara Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen ‘9. Köy Söyleşileri’ kapsamında dinleyicilerle buluştu. Toker, son kitabı ‘Devletin Cebinden – Büyük Simbiyoz’ odağında, kamu ihaleleri, yap-işlet-devret (YİD) projeleri ve bu modellerin şeffaflık boyutunu ele aldı.
Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Gürcanlı, Toker’in mesleki birikimine ve kamu kaynaklarının takibi konusundaki çalışmalarına vurgu yaparak teşekkürlerini iletti. Ardından söz alan Toker, kitabında detaylandırdığı kamu-özel iş birliği projelerinin ekonomik etkilerini ve yarattığı ‘simbiyoz’ ilişkisini anlattı.
Konuşmasına tutuklu gazetecilere yönelik dayanışma mesajıyla başlayan Toker, mesleğin karşılaştığı baskılara dikkat çekti. Şirketlerin açtığı tazminat davalarının, gazetecileri sindirme çabasının bir parçası olduğunu belirten Toker, “Şirketler de dokunulmaz olmak istiyorlar; gazetecilere açtıkları davalar bunu gösteriyor. Sermaye şirketlerinin, özellikle inşaat sektöründe, mevcut siyasi iktidarla çıkarlarını ortaklaştırması ve bunun her iki tarafa da yarar sağlaması temel amaçtır,” ifadelerini kullandı.
Toker, toplumun gerçekleri görmezden gelme eğilimine rağmen gazeteciliğin ısrarla sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Satın alma gücündeki düşüşün ve yaşam kalitesindeki azalmanın, kaynakların yanlış dağıtılmasıyla doğrudan ilişkili olduğunu ve bunun YİD projeleriyle de bağlantılı olduğunu belirtti.
Yap-işlet-devret projelerinde ödemelerin genellikle döviz üzerinden garanti altına alınmasının kamuya uzun vadede yük getirdiğini ifade eden Toker, 1990’lardan beri takip ettiği bu projelerde devletin ve milletin cebinden para çıktığını, ancak bunun göz ardı edildiğini söyledi. “İlgili kurumlar şirketlerle anlaşarak garanti veriyor. Üstelik bu anlaşmalar Türk lirası üzerinden değil, euro ve dolar üzerinden yapılıyor,” dedi.
Toker, devletin sözleşmeleri kamuoyundan gizleyemeyeceğini vurgulayarak, “Devlet, bu belgeleri ve sözleşmeleri şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşmak zorunda. Nihayetinde devletin bu sözleşmeleri saklama hakkı yok; devletin ticari sırrı olmaz,” şeklinde konuştu.
Gazeteciliğin Türkiye’de giderek zorlaştığına dikkat çeken Toker, genç meslektaşlarına sabırlı ve inatçı olmaları yönünde tavsiyelerde bulundu. Bilgiye erişim yollarını iyi öğrenmenin, fikri takip yapmanın ve soru sormayı sürdürmenin önemini vurgulayan Toker, mesleki dayanıklılığın altını çizdi. Söyleşi sonunda Toker, katılımcılara kitabını imzaladı ve fotoğraf çektirdi.