MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmaya ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Bahçeli, konuşmasında Erdoğan’a teşekkür ederek, uluslararası sistemin mevcut yapısının ve küresel karar alma mekanizmalarının yetersizliğine dikkat çekti.
Bahçeli, BM Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısını ve daimi üyelerin sahip olduğu veto yetkisini, adil ve kapsayıcı bir uluslararası düzenin önündeki temel sorunlardan biri olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya 5’ten büyüktür” yaklaşımının, daha adil ve hakkaniyete dayalı bir dünya düzeni arayışının güçlü bir ifadesi olduğunu belirtti. Mevcut uluslararası sistemin, İkinci Dünya Savaşı sonrası galip ülkelerin çıkarları doğrultusunda şekillendiğini ve günümüzün gerçeklerini yansıtmadığını vurguladı. Bu adaletsiz yapının sürdürülebilir olmadığını ifade etti.
Konuşmasında Filistin’in bağımsızlığına ve Doğu Kudüs’ün başkent yapılmasına değinen Bahçeli, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve izolasyonun sona ermesi gerektiğini de hatırlattı. Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya davet etti. Cumhurbaşkanının Blomberg için kaleme aldığı makalesine de atıfta bulunan Bahçeli, küresel krizlerin çözümünün birkaç başkentin iradesine bırakılmasının çağ dışı olduğunu ve karar alma mekanizmalarının güncellenmesinin ertelenemez bir zorunluluk olduğunu belirtti.
Bahçeli, BM Güvenlik Konseyi’nde daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunlu olduğunu, bunun yolunun temsili genişletmek ve liderlik sorumluluğunu adil paylaşmaktan geçtiğini söyledi. “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısının, daha geniş bir sorumluluk anlayışına davet olduğunu ve reform ihtiyacının somut bir yol haritasına dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı. Bu yol haritasının merkezinde veto imtiyazının kaldırılmasının yer alması gerektiğini belirtti.
BM Genel Sekreteri Guterres’in BMGK’nın Afrika’sız yapısını eleştirmesi ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un Gazze’deki duruma tepki göstererek veto sınırlama teklifi sunması gibi gelişmeleri, küresel sistemin iflasının yetkili ağızlardan tescil edildiği şeklinde yorumladı. Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) parti programı ve seçim beyannamelerinde de BM’nin reforme edilmesi gerektiği yönündeki görüşlerini hatırlatan Bahçeli, uluslararası sistemdeki hukuksuzlukları dile getirdiklerini ve önerilerini ifade ettiklerini söyledi.
Bahçeli, “Dünya 5’ten büyüktür” çağrısının, Güvenlik Konseyi’nin mevcut yapısına yönelik bir eleştiri olduğu kadar, küresel karar alma süreçlerinde daha adil temsil edilmesi gerektiğine yönelik kapsamlı bir reform çağrısı olduğunu ifade etti. Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesine tanınan veto yetkisinin, uluslararası toplumun ortak iradesini birkaç ülkenin kararına bağımlı hale getirdiğini ve BM’nin etkinliğini zedelediğini belirtti. Reformun sadece üye yapısının değiştirilmesiyle sınırlı kalmaması gerektiğini, Genel Kurul’un etkinliği, temsil adaleti, şeffaflık ve uluslararası hukukun eşit uygulanması gibi konuları da kapsaması gerektiğini vurguladı. Güçlünün hukuk oluşturduğu bir anarşizm yerine, hukukun gücünü esas alan, farklı kıtaların ve medeniyetlerin söz sahibi olduğu, barışın, adaletin ve insan onurunun merkezde bulunduğu yeni bir uluslararası düzenin acil bir beklenti olduğunu dile getirdi.
Sonuç olarak Bahçeli, BM ve uluslararası sistemin mevcut yapısının, bugünün dünyasının ihtiyaçlarına cevap verebilmesi için kapsamlı, adil ve gerçekçi bir reforma tabi tutulmasının ertelenemez bir zorunluluk olduğunu belirtti. Temsilde adaletin güçlendirilmesi, veto imtiyazının kaldırılması veya sınırlandırılması, farklı coğrafyaların küresel karar alma süreçlerine etkin biçimde dâhil edilmesi ve uluslararası hukukun herkes için eşit şekilde işletilmesi gibi adımların, küresel düzlemde kalıcı barış ve adaletin temel şartları olduğunu vurguladı. MHP olarak, bu hususların Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından uluslararası kamuoyuna taşınmasını önemli ve değerli bulduklarını ve Türkiye’nin daha adil, daha kapsayıcı ve insanlığın ortak vicdanını yansıtan yeni bir uluslararası düzenin inşasına yönelik iradesini kararlılıkla desteklediklerini ifade etti.