Dost Parti’den ekonomi ve adalet çağrısı: “Türkiye’nin ihtiyacı güven veren bir yönetim anlayışıdır”

Dost Parti’den ekonomi ve adalet çağrısı: “Türkiye’nin ihtiyacı güven veren bir yönetim anlayışıdır”
Yayınlama: 01.11.2026
A+
A-

Dost Parti’den ekonomi ve adalet çağrısı: “Türkiye’nin ihtiyacı güven veren bir yönetim anlayışıdır”

Dost Parti Genel Başkanı Rıdvan Eşin, tarımdan sanayiye, esnaftan emekliye kadar toplumun farklı kesimlerinin ortak bir geçim ve gelecek kaygısı yaşadığını belirterek, “Üretenin emeğinin karşılığını alamadığı, vatandaşın adalet duygusunun zedelendiği bir düzende ülkenin potansiyelini harekete geçirmek mümkün değildir. Türkiye’nin ihtiyacı; sorumluluk alan, hesap veren ve milletin yüzünü güldüren bir yönetim anlayışıdır” dedi.

Türkiye’de tarım üreticisi, sanayici, esnaf, çalışan ve emekliler; artan maliyetler, gelir kaybı ve geleceğe ilişkin belirsizlikler karşısında ortak çözüm beklentisini dile getiriyor. Üreticinin ürününü değerinde satamadığı, sanayicinin yatırım kararlarını öngörülebilir koşullarda alamadığı, esnafın işini sürdürmekte zorlandığı ve emeklinin temel ihtiyaçlarını karşılamak için bütçesini denkleştirmeye çalıştığı bir dönemde, ekonomi politikalarının bütüncül biçimde ele alınması gerektiği vurgulanıyor.

Dost Parti Genel Başkanı Rıdvan Eşin, ekonomik sorunların yalnızca fiyatlar veya gelirler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, tarım, sanayi, eğitim, sağlık, çalışma hayatı ve kamu yönetiminin birbirini tamamlayan alanlar olduğunu ifade etti. Eşin’e göre kalıcı iyileşme; üretimi destekleyen, kuralları öngörülebilir kılan, kamu kaynaklarının kullanımını şeffaflaştıran ve vatandaşın adalet duygusunu güçlendiren bir politika çerçevesiyle mümkün olabilir.

“Üretici tarlasındaki ürünü satabilmeli”

Tarımda üretim planlamasının piyasa ihtiyacı, bölgesel imkânlar ve maliyetler dikkate alınarak yapılması gerektiğini kaydeden Eşin, çiftçinin ekim kararını belirsizlik içinde vermek zorunda kalmaması gerektiğini söyledi. Üzüm, limon, patates ve diğer sebze-meyve üreticilerinin ürünlerini pazara ulaştırabilmesi için alım, depolama, nakliye ve işleme zincirinin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

Dost Parti’nin yaklaşımında; üretici birlikleri ve kooperatiflerin güçlendirilmesi, soğuk hava deposu ve paketleme altyapısının yaygınlaştırılması, ürünün tarladan tüketiciye kadar geçirdiği aşamaların izlenebilir hale getirilmesi ve sözleşmeli üretimde tarafların haklarının korunması öne çıkıyor. Üretim fazlası oluştuğunda ürünün zayi olmasını önleyecek işleme ve değerlendirme kapasitesinin artırılması da tarım politikasının temel başlıkları arasında gösteriliyor.

Eşin, “Çiftçi yalnızca üretim yaptığı için değil, ürününü satabildiği ve emeğinin karşılığını alabildiği için ayakta kalır. Tarım politikası; tarladaki üretimi, pazardaki fiyatı ve tüketicinin erişimini aynı planın içinde düşünmelidir” değerlendirmesinde bulundu.

Sanayi ve esnaf için öngörülebilir ekonomi

Sanayi kuruluşlarının ve küçük işletmelerin uzun vadeli kararlar alabilmesi için maliyet, finansman ve mevzuat alanlarında istikrarlı bir ortam gerektiğini ifade eden Eşin, üretim yapan işletmelerin yatırım ve istihdam planlarını sık sık değişen koşullara göre yeniden düzenlemek zorunda kalmasının ekonomik güveni zayıflattığını kaydetti.

Dost Parti, sanayi politikasında üretim kapasitesinin ve verimliliğin artırılmasını, yerli tedarik zincirlerinin güçlendirilmesini, nitelikli iş gücünün yetiştirilmesini ve işletmelerin finansmana erişiminin öngörülebilir esaslara bağlanmasını savunuyor. Küçük esnaf açısından ise vergi ve prim yüklerinin işletme ölçeği dikkate alınarak değerlendirilmesi, kayıtlı çalışmanın teşvik edilmesi ve kamu alacakları ile özel sektör alacaklarında ödeme disiplininin güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Eşin, “Üretici yatırım yaparken önünü görebilmeli; esnaf kepengini kapatmayı değil işini büyütmeyi konuşmalıdır. Bunun yolu, ekonomik kararların açık, tutarlı ve hesaplanabilir olmasından geçer” dedi.

Hukuk, denetim ve hesap verebilirlik

Dost Parti açıklamasında, vatandaşların kamu yönetimine duyduğu güvenin güçlenmesi için hukukun herkes için eşit uygulanması ve kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflığın artırılması gerektiği vurgulandı. Usulsüzlük, kamu zararına yol açan işlem veya haksız kazanç iddialarının, kişi ve makam ayrımı gözetilmeden bağımsız ve tarafsız biçimde incelenmesi gerektiği kaydedildi.

Parti, denetim süreçlerinin siyasi tartışmalardan bağımsız yürütülmesini; iddiaların deliller ışığında, yetkili kurumlarca incelenmesini; suçun sabit olup olmadığına ilişkin kararın ise bağımsız yargı tarafından verilmesini savunuyor. Kamu ihalelerinde açık rekabetin, izlenebilir sözleşmelerin ve etkin denetimin önemine dikkat çekilirken, kamu görevlilerinin görev ve sorumluluklarının da ölçülebilir biçimde tanımlanması gerektiği ifade ediliyor.

Eşin, “Hukukta güven, yalnızca suç işleyenin cezalandırılmasıyla değil; masumiyet karinesinin korunması, soruşturmaların tarafsız yürütülmesi ve kamu gücünün hesap verebilir olmasıyla sağlanır. Görevini kötüye kullanan da görevini gereği gibi yapmayan da hukuk ve mevzuat çerçevesinde sorumluluğunu taşımalıdır” ifadelerini kullandı.

Eğitim, sağlık ve çalışma hayatında kalite

Eğitim ve sağlık hizmetlerinin toplumun geleceğini doğrudan etkilediğini belirten Eşin, bu alanlarda planlamanın uzun vadeli hedeflerle ve sahadaki ihtiyaçlarla uyumlu yürütülmesi gerektiğini söyledi. Eğitimde fırsat eşitliğinin, öğretmenlerin çalışma koşullarının ve mesleki eğitimin güçlendirilmesinin önemine işaret eden Eşin, okullar ile iş dünyası arasındaki bağın geliştirilmesinin gençlerin istihdamına katkı sağlayacağını dile getirdi.

Sağlık hizmetlerinde ise vatandaşın zamanında ve nitelikli hizmete erişiminin esas alınması; sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Çalışma hayatında güvenli iş ortamı, kayıtlı istihdam, emeğin karşılığının zamanında ödenmesi ve çalışanların haklarının etkin biçimde korunması da Dost Parti’nin çözüm başlıkları arasında yer aldı.

Doğa ve yer altı kaynakları kamu yararıyla korunmalı

Ülkenin doğal varlıklarının ve yer altı kaynaklarının gelecek kuşakların hakkı olduğunu belirten Eşin, ekonomik faaliyetlerin çevresel etkiler gözetilerek yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Madencilik, enerji, yapılaşma ve tarımsal üretim kararlarında bilimsel değerlendirmelerin, çevresel denetimin ve yerel halkın bilgilendirilmesinin esas alınması gerektiğini vurguladı.

Eşin, “Kalkınma, doğayı tüketmek anlamına gelemez. Toprağımızı, suyumuzu, ormanlarımızı ve yer altı kaynaklarımızı korurken üretimi de sürdürülebilir hale getirmek zorundayız. Kamu yararı, kararların merkezinde bulunmalıdır” dedi.

“Milletin yüzünü güldüren siyaset mümkün”

Dost Parti’nin, sorunları yalnızca sıralayan değil, uygulanabilir çözümler geliştiren bir siyaset anlayışıyla hareket ettiğini belirten Eşin, toplumun farklı kesimlerinin taleplerinin dinlenmesi ve politikaların sonuçlarının düzenli olarak kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi. Ekonomik ve sosyal hedeflerin ölçülebilir göstergelerle takip edilmesi; alınan kararların etkisinin üretici, çalışan, esnaf, emekli ve tüketici açısından değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Rıdvan Eşin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu millet üretmek, çalışmak ve çocuklarına güvenli bir gelecek bırakmak istiyor. Tarımda, sanayide, esnaflıkta ve çalışma hayatında emeğin karşılığını bulduğu; kamu yönetiminin hesap verdiği; adaletin güven verdiği bir Türkiye mümkündür. Dost Parti olarak hedefimiz, vatandaşın sorunlarını dinleyen, çözümünü açıklayan ve sonuçlarını takip eden bir yönetim anlayışını güçlendirmektir. Türkiye’nin ihtiyacı; adil, üretken ve güven veren bir siyasettir. Türkiye’nin dosta ihtiyacı var; Dost Parti bu sorumlulukla milletimizin yanındadır.”

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı