Esenler Belediyesi, 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nu merhum yazar Cemil Meriç’e adadı. Doğumunun 110. yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen kapsamlı sempozyum, düşünürün edebi ve entelektüel mirasını gelecek nesillere aktarmayı amaçladı. Etkinlik kapsamında ayrıca ‘Cemil Meriç Düşünce Yazısı Yarışması’nda dereceye giren yarışmacılara ödülleri takdim edildi. Yarışmada birincilik elde eden Ömer Faruk Kalaycı, 30 bin liralık ödülün sahibi oldu.
Esenler Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen sempozyumun açılış programına; AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Reyhanlı Belediye Başkanı Ahmet Salman Yumuşak, Cemil Meriç’in kızı Prof. Dr. Ümit Meriç’in yanı sıra çok sayıda davetli ve öğrenci katıldı.
Etkinlik, edebiyat ve akademi dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirerek, Cemil Meriç’in hayatından kesitler sunan bir videonun gösterimiyle başladı. Ardından kürsüye çıkan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Cemil Meriç’in Türk edebiyatı ve fikir dünyasındaki önemine dikkat çekti. Yayman, “Bizler aynı hikayelerin çocuklarıyız. Bu duygudaşlığı sağlayan isimlerden bir tanesi de Cemil Meriç’ti. Biz bu ülkenin çocuklarıyız. Biz Cemil Meriç’in manevi evlatlarıyız” ifadelerini kullandı.
Yayman, Cemil Meriç’in düşüncelerinin geniş kitlelerce benimsendiğini vurgulayarak, “Hiçbir yazar Türkiye’de Cemil Meriç kadar millet tarafından benimsenen, anılan ve takip edilen bir düşünceye sahip olmadı. O, bize düşünceleriyle bir yol açtı. Türkiye’nin hikâyesini, Türk insanının arayışını anlattı. Onun sözleri bizim için Cemil Meriç aforizmaları oldu” dedi. Cemil Meriç’in kendi ifadesiyle “Elinde demir asa, ayağında demir çarık, ömrünü Türk irfanına adamış mütefekkirin bir fikir işçisiyim” diyerek kendini tanımladığını hatırlatan Yayman, onun Doğu ile Batı arasında köprü kuran büyük bir münevver olduğunu belirtti.
Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu ise, Cemil Meriç’in mirasının gelecek nesillere aktarılmasının önemine değindi. Göksu, “Biz bu ilçenin gençlerine Cemil Meriç duygusunu, düşüncesini, onun tefekkürünü, tahayyülünü aktarmak hedefiyle yola çıktık. Siz geleceğe yürüyecekseniz, sosyolojiyi tahkim edecek, kültürü inşa edeceksiniz” diye konuştu. Göksu, ilçede yapımı devam eden ve Cemil Meriç Kütüphanesi adı verilecek olan kütüphane vadisi projesinden bahsederek, burada kurulacak Cemil Meriç Çalışma Atölyeleri ile gençlerin düşünce dünyasını zenginleştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Açılışı yakın zamanda yapılacak olan bu mekânların, gençlerin kaynağına dönerek kendilerini bulmalarına yardımcı olacağını ifade etti.
Göksu, Esenler’in genç nüfusuna sahip bir ilçe olduğunu belirterek, gençlere hayatın kılavuzunu sunma sorumluluğu taşıdıklarını dile getirdi. “Bu gençlerimizi emin limana ulaştırmak için onlardan ve onların zihinlerinden ortaya çıkacak her bir tefekkürün anlamını, kaynağını öğretmekle mükellefiz” diyen Göksu, Esenler’deki her çocuğun insanlığa katkı sunan birer kahraman olarak yetişeceğini vurguladı. Göksu, kültür sezonuna Cemil Meriç adını vermelerinin nedenini ise, “Bizim çocuklarımız medeniyetleri inşa eden, medeniyetleri ihya eden nesillerdir. Biz bu nesillerimize iyi örnekleri çok iyi anlatmalıyız. Zaman zaman bize sahte kahramanları kahraman gibi anlatılan bir iklimden hakiki kahramanların kim olduğunu çocuklarımıza, gençlerimize anlatmamız gereği idrakiyle kültür sezonumuzun adını Cemil Meriç Kültür Sezonu olarak belirledik” sözleriyle açıkladı.
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ümit Meriç, babası Cemil Meriç’in düşüncelerinin Türkiye’de hala milli ve yerli bir değer olarak korunduğunu belirterek, “Onu 20. yüzyılda Türkiye’den yükselen bir vicdanın sesi olarak bütün dünyaya tanıtmak hepimizin boynunun borcudur. Cumhurbaşkanımızın atmış olduğu siyasi adımları, iktisadi adımları bizlerin de kültürel olarak mutlaka desteklememiz gerekiyor. Bu açıdan Cemil Meriç’in eserlerinin yabancı dillere tercümesi de gerekiyor” dedi.
Ümit Meriç, babasının eser külliyatına yeni bir eserin daha eklendiğini duyurdu. Daha önce topladığı ve kitap haline getirdiği ders notlarından oluşan 13. eserin, Cemil Meriç’in gençlik yazılarını içerdiğini belirten Meriç, bu kitabın babasının 1933-1953 yılları arasında kaleme aldığı yazı ve şiirlerden oluştuğunu söyledi.
Sempozyumun ilk bölümünde “Cemil Meriç’e Göre Entelektüel: Aydın Olmak mı, Münevver Kalmak mı?” başlığı ele alındı. Oturumda Beşir Ayvazoğlu, Prof. Dr. Abdullah Uçman ve Prof. Dr. Ali Şükrü Çoruk değerlendirmelerde bulundu. “Doğulu Bir Aydının Medeniyet Tasavvuru” başlıklı oturumda ise Prof. Dr. Dursun Ali Tökel, Prof. Dr. Şaban Sağlık ve Prof. Dr. Muhammed Sani Adıgüzel konuşmacı olarak yer aldı. “Cemil Meriç Okumaya Devam Ediyor” başlıklı son oturumda ise Prof. Dr. Ümit Meriç, Ahmet Özer, Kübra Demir ve Nursena Soylu, Cemil Meriç’in fikir mirasını değerlendirdi. Çekilen hatıra fotoğraflarının ardından program sona erdi.