Giresun’da fındık üreticileri, artan girdi maliyetleri ve düşen fındık fiyatları karşısında ekonomik olarak büyük bir çıkmaza girdi. Üretici Nurittin Karan, girdi maliyetlerinin son bir yılda %100 arttığını, buna karşılık fındık fiyatlarının ise %80 gibi dikkat çekici bir oranda değer kaybettiğini belirtti. Geçtiğimiz Eylül-Ekim aylarında serbest piyasada kilogramı 350 TL’ye kadar alıcı bulan fındığın, şu anda 200 TL civarında işlem görmesi, üreticilerin belini büküyor.
Nurittin Karan, 2026 hasat sezonuna sayılı günler kala Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım kriterlerini bir an önce revize ederek açıklaması gerektiğini vurguladı. Fındığın Türkiye, Karadeniz ve Giresun için stratejik bir öneme sahip olduğunu hatırlatan Karan, milletvekillerine seslenerek, “Fındık bahçelerinden poz vermeyi bırakıp üretici lehine somut adımlar atmalarını bekliyoruz.” çağrısında bulundu.
Üreticinin maliyet yükünü rakamlarla açıklayan Karan, “Bir üretici, bakım, ilaçlama, gübreleme, ot biçme ve hasat dahil tüm işçiliği kendisi yapsa bile bir kilogram fındığın maliyeti 150 TL’ye ulaşıyor. Eğer işçilik maliyeti de eklendiğinde bu rakam 230 TL’ye çıkıyor. Üretici adeta kendi ürününün kölesi haline gelmiş durumda.” ifadelerini kullandı. Kahverengi kokarca zararlısı ve külleme hastalığı ile mücadelenin de maliyetleri üçe katladığını ekledi.
Nurittin Karan, 2026 yılı girdi maliyetleri göz önüne alındığında TMO’nun açıklayacağı taban fiyatın en az 300 TL olması gerektiğini savundu. Üreticilerin yüksek bir refah payı değil, sadece hak ettikleri %30’luk bir artış talep ettiklerini belirtti. TMO’nun sezon başında en az 250 bin ton alım yaparak piyasayı düzenlemesi gerektiğini söyleyen Karan, aksi takdirde serbest piyasanın yeniden spekülatörlerin kontrolüne geçeceğini ve bunun da üretici aleyhine, fındık baronları lehine sonuçlanacağını öngördü.
Son olarak Karan, “Bu saatten sonra gözümüz, kulağımız TMO’da ve fındık bahçelerinden poz veren siyasetçilerde.” sözleriyle açıklamasını tamamladı.