TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi Isparta Temsilciliği, kentteki şehirleşme politikaları, kentsel dönüşüm ve tarım alanlarının korunması konularında önemli açıklamalarda bulundu. Isparta’nın coğrafi yapısı gereği sınırsız yatay büyümesinin mümkün olmadığını belirten temsilcilik, özellikle Kuleönü Ovası gibi nitelikli tarım arazilerinin ve Büyük Ova Koruma Alanı statüsündeki bölgelerin yapılaşmaya açılmasının gelecekteki tarımsal üretimi tehlikeye atacağı uyarısında bulundu.
İMO Isparta Temsilciliği, kentsel dönüşümün sadece eski binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılmasından ibaret olmadığını vurguladı. Dar sokakları, otopark yetersizliği, sosyal donatı eksikliği ve ekonomik ömrünü tamamlamış yapı stokuna sahip mahallelerin, ada ve mahalle ölçeğinde bütüncül bir planlama anlayışıyla ele alınması gerektiğini belirtti.
İnşaat mühendislerinin yüksek katlı yapıların güvenli inşası için gerekli teknik bilgiye sahip olduğunu ifade eden temsilcilik, uygun zemin etütleri, doğru taşıyıcı sistem tasarımı ve etkin denetimle çok katlı yapıların güvenle inşa edilebileceğini söyledi. Amaçlarının kontrolsüz gökdelenleşme değil, altyapısı planlanmış, ulaşım bağlantıları çözülmüş, deprem güvenliği sağlanmış ve sosyal yaşam alanlarıyla desteklenmiş nitelikli dikey şehirleşme modeli olduğunu açıkladı.
Daha az taban alanı kullanan yüksek yapıların tercih edilmesiyle kent içinde daha fazla park, meydan, yürüyüş yolu, çocuk oyun alanı ve afet toplanma alanı oluşturulabileceğine dikkat çekildi. Kentlerin yalnızca binalardan ibaret olmadığı, yaşam kalitesini artıran sosyal donatıların da büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Kentsel dönüşümün önündeki engellerden birinin yüksek kat karşılığı beklentileri olduğunu belirten temsilcilik, arsa sahiplerinin %40 ila %50’nin üzerinde pay talep ettiği mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını kaydetti. Geçmişten miras kalan arsaların sürekli gelir kaynağı olarak görülmesi anlayışının değişmesi gerektiğini ifade etti.
İMO Isparta Temsilciliği, Isparta’nın geleceğinin günübirlik imar artışları veya tarım alanlarının yapılaşmaya açılmasıyla planlanamayacağını belirterek şu ilkeleri sıraladı:
Son olarak, temsilcilik şu mesajı verdi: “Bizler yüksek binalardan değil, mühendislik hizmeti almamış yapılardan korkmalıyız. Kat sayısını tartışmadan önce zemini, taşıyıcı sistemi, denetimi, ulaşımı, altyapıyı ve yaşam kalitesini tartışmalıyız. Doğru planlama ve nitelikli mühendislikle Isparta’yı tarım topraklarını tüketmeden, güvenli, çağdaş ve nefes alan bir kent hâline getirmek mümkündür.”