Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili yeniden yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Kozinoğlu’nun mezarından alınan örnekler üzerinde yapılan incelemeler tamamlanarak Adli Tıp Kurumu (ATK) 1. İhtisas Kurulu tarafından detaylı bir rapor hazırlandı. Raporda, Kozinoğlu’nun ölümünün kalp hastalığı kaynaklı olduğu değerlendirmesi yer aldı.
Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri 1 No’lu Ceza İnfaz Kurumundan Silivri Devlet Hastanesine sevk edildiği sırada hayatını kaybetmişti. Ertesi gün yapılan otopsi incelemelerinde, ilk bulgular kalp ve damarlarında çeşitli rahatsızlıklar olduğunu göstermişti. 10 Şubat 2012 tarihli Adli Tıp raporu da ölümün kalp damar hastalığı sonucu meydana geldiği yönündeydi.
Kozinoğlu’nun ölümünün doğal nedenlerle mi yoksa üçüncü bir şahsın müdahalesiyle mi gerçekleştiğinin netleştirilmesi amacıyla yeni bir inceleme süreci başlatıldı. Bu kapsamda ölü muayenesi ve olay yeri fotoğrafları, cezaevi kamera kayıtları, ambulans kayıtları ve hastaneye ait tıbbi belgeler incelendi. 12 Eylül’de mezarı açılarak alınan örnekler, Adli Tıp Kurumu’nun ilgili birimlerinde titizlikle incelendi.
Kimya İhtisas Dairesi’nin analizlerinde, alınan örneklerde molibden, kadmiyum, antimon, kurşun, kobalt, nikel, arsenik ve vanadyum gibi ağır metallere rastlandı. Ancak, araştırılan uyuşturucu, uyarıcı maddeler, ilaç etken maddeleri veya belirli kimyasal zehirlere dair bir bulguya rastlanmadı. Tırnak örneğinde antimon seviyesinin yüksek çıkmasına rağmen, rapor, uzun süreli antimon maruziyetini destekleyecek organ ve doku hasarının bulunmadığını belirtti. Kısa süreli maruziyet belirtileri olarak değerlendirilebilecek mide bulantısı, kusma, ishal, mide-bağırsak kanaması ve solunum yolu reaksiyonlarının da saptanmadığı kaydedildi. Adli Tıp Kurumu, mevcut verilerle Kozinoğlu’nun zehirlenerek öldüğüne dair tıbbi bir delil bulunamadığı sonucuna vardı.
Fizik İhtisas Dairesi incelemelerinde, mezardan alınan örneklerde doğal radyasyon seviyesinin üzerinde bir radyoaktiviteye rastlanmadı. Kemik incelemelerinde ise ölüm sonrası değişikliklerin yanı sıra, yeniden canlandırma ve otopsi işlemleriyle ilişkili olabilecek kırık ve kesiler tespit edildi. Raporda, kaburga ve göğüs kemiğindeki kırıkların yeniden canlandırma sırasında oluşmuş olabileceği ve mevcut bulguların travmaya bağlı bir ölümü desteklemediği belirtildi. Ayrıca, Kozinoğlu’na göğüs ağrısı başladığında verilen isosorbid dinitrat adlı ilacın ölüm olayıyla bir etkileşiminin veya katkısının olmadığı değerlendirildi.
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu, tüm bu incelemelerin ardından Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün kalp hastalığı sonucu meydana geldiği kanaatine vardı. Raporda, zehirlenme veya travmatik etkiye bağlı bir ölümü gösteren tıbbi delilin bulunmadığı bir kez daha vurgulandı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, hazırlanan bu raporun Adli Tıp Genel Kurulu tarafından da incelenmesini talep edeceği öğrenildi.