Antalya’nın Kaş ilçesinde yer alan ve nesli tehlike altındaki caretta carettaların en önemli yuvalama alanlarından biri olan Patara Plajı, 2021 yılında büyük bir çevre talanı iddiasıyla gündeme geldi. İddialara göre, plajdan tam 2 bin 168 kamyon dolusu kumun usulsüz bir şekilde alandan götürüldüğü tespit edildi.
Bu çevre felaketine karşı duran ve görevini yapmaya çalışan orman muhafaza memuru Umut Utku, kendisine yönelik yoğun baskılara rağmen geri adım atmadı. Utku’nun o dönemde söylediği, “Bölge müdürü değil, Cumhurbaşkanı bile gelse ben bu tutanağı tutarım” sözleri, yaşanan bu onurlu mücadelenin sembolü haline geldi.
Patara’daki kum talanına ilişkin tutanak tutulmasının ardından Umut Utku’nun görevinden uzaklaştırıldığı, ancak daha sonra tekrar göreve iade edildiği, fakat ardından yeniden görevden alındığı öne sürüldü. Sürecin bununla da sınırlı kalmadığı, Utku’nun lojmanından çıkarıldığı ve hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçlamasıyla işlem başlatıldığı iddia edildi. Buna rağmen Utku, tüm bu zorluklara karşı direncini korudu.
Umut Utku’nun bu haklı mücadelesine Tarım Orman İş Sendikası yöneticileri önemli destek verdi. Olayın kamuoyuna duyurulmasıyla birlikte konu basında da geniş yankı buldu. Yaşananların ardından savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı belirtildi.
Soruşturma sürecinde olayın vahametini ortaya koyan kritik bir gelişme yaşandı. Farklı noktalarda, sandıkların ve depoların arkasında yaklaşık 3 bin kamyon kaçak kum ele geçirildiği iddia edildi. Bu durum, Patara Plajı’nda yaşanan kum kaybının boyutunu gözler önüne serdi.
Patara, sadece bir turizm plajı olmanın ötesinde, antik çağın önemli medeniyetlerine ev sahipliği yapmış tarihi bir merkezdir. Aynı zamanda, nesli tehlike altındaki caretta carettaların yaşaması ve üremesi için hayati öneme sahip bir ekolojik alandır. Bu nedenle bölgede yaşanan kum kaybı, çevresel olduğu kadar tarihi ve ekolojik açıdan da büyük bir önem taşımaktadır.
Yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında, tüm baskılara ve zorluklara rağmen görevini yapmaktan çekinmeyen bir kamu görevlisinin mücadelesi öne çıkmaktadır: Umut Utku. Anne ve babasının “Vatana, millete hayırlı bir evlat olsun” duasıyla verdiği bu ismin, yıllar sonra Patara’nın korunması için verilen mücadelenin sembolüne dönüşmesi, bu hikâyenin en dikkat çekici yönlerinden biridir. Makamdan güç almadan, baskılara boyun eğmeden görevini sürdüren Umut Utku’nun azmi, “Bir kişi de olsa doğru bildiğinin arkasında durursa, büyük bir talanın üzerindeki perde aralanabilir” sözünü bir kez daha kanıtlamıştır.