Sigorta Haftası Paneli: Dirençli Şehirler İçin Risk Yönetimi ve Kentsel Dönüşüm Vurgusu

Sigorta Haftası Paneli: Dirençli Şehirler İçin Risk Yönetimi ve Kentsel Dönüşüm Vurgusu
Yayınlama: 08.10.2026
A+
A-

Sigorta Haftası kapsamında düzenlenen “OVP’nin Dayanıklılık Vizyonu: Riskten Dirençliliğe Kentsel Dönüşüm ve Sigorta” başlıklı panelde, şehirlerin afetlere ve diğer risklere karşı dayanıklılığını artırma stratejileri ile sigorta sektörünün bu süreçteki kritik rolü masaya yatırıldı. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlik, gazeteci Noyan Doğan’ın moderatörlüğünde gerçekleşti. Panelde İstanbul Planlama Ajansı’ndan Özcan Biçer, Kentsel Dönüşüm Uzmanı Dr. Mimar Nihat Şen, İNDER Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Sevgili, MUAD Yönetim Kurulu Başkanı Mikail Aydemir, SEDDK Sigorta Uzman Yardımcısı Hasan Mert Tokgöz ve Quick Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Soner Tekbaş gibi sektörün önde gelen isimleri konuşmacı olarak yer aldı.

Şehirlerin Dayanıklılığı ve Sigortanın Rolü Tartışıldı

Panelde, şehir planlamasından kentsel dönüşüme, inşaat sektöründen sigortacılığa kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yapıldı. Daha dirençli ve sürdürülebilir şehirler inşa etmek için risklerin önceden belirlenmesi ve yönetilmesinin yanı sıra, sigorta mekanizmalarının kentsel dönüşüm süreçlerine daha etkin entegre edilmesi gerektiği üzerinde duruldu. Kentsel dönüşümün sadece binaların yenilenmesiyle sınırlı kalmaması, şehirlerin karşılaştığı risklerin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının önemi vurgulandı. Bu doğrultuda kamu, özel sektör, inşaat ve sigorta sektörleri ile diğer paydaşların koordineli çalışmasının gerekliliği altı çizildi.

Türkiye’nin Sigorta Koruma Açığı ve Küresel Karşılaştırma

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye’nin afet riskleri karşısındaki sigorta koruma açığına dikkat çekerek, 6 Şubat depremlerinde meydana gelen ekonomik kayıpların yalnızca yaklaşık %6’sının sigorta tarafından karşılandığını belirtti. Yaşar, Türkiye hariç tutulduğunda dünyada doğal afet kaynaklı ekonomik kayıpların sigorta ile karşılama oranının yaklaşık %40 seviyesinde olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Yardımcılığı tarafından açıklanan 104 milyar dolarlık deprem hasarının, 2027’ye kadar 116 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini hatırlatan Yaşar, bu rakamların sadece 6 milyar dolarının sigortalı olduğunu vurguladı. Bu durumun, Türkiye’de önemli bir sigorta koruma açığına işaret ettiğini dile getirdi. Türkiye’nin dahil edilmediği hesaplamalarda, dünyadaki doğal afet kayıplarının yaklaşık %40’ının sigorta yoluyla karşılandığını, Türkiye’nin kayıpları eklendiğinde ise bu oranın %30’a düştüğünü belirtti. Yaşar, “Biz dünya sigortalı hasarın ekonomik hasarı karşılama oranını 10 puan aşağıya çekiyoruz” diyerek, Türkiye’de afetlerin yol açtığı ekonomik zararların sigorta yoluyla telafi edilme oranının artırılması gerektiğini vurguladı.

Değişen Risk Yapısı ve Geleceğe Yönelik Çözümler

Yaşar, Türkiye’nin deprem riskinin devam ettiğini, özellikle Marmara Bölgesi’ndeki beklenen depremin yanı sıra Adana ve Osmaniye çevresindeki son sarsıntıların da farklı bölgelerdeki tehlikeyi gösterdiğini belirtti. Afet risklerinin sadece depremle sınırlı olmadığını, iklim değişikliğiyle bağlantılı riskler, finansal, siber ve mobilite kaynaklı yeni risklerin de giderek arttığını söyledi. Sel, heyelan ve yerleşim yerlerine ulaşan orman yangınlarının oluşturduğu tehditlerin arttığına dikkat çekerek, “Artık şehir yangınlarına dönüşen orman yangınları ve diğer birtakım riskler giderek artıyor” dedi. Bu değişen risk yapısının, şehirlerin ve ekonominin dayanıklılığını daha da önemli hale getirdiğini belirten Yaşar, risklerin gerçekleşmesinin ardından oluşan zararların karşılanmasından önce, risklere karşı koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sigorta Haftası Farkındalık ve İşbirliği Fırsatı

TSB ve SEDDK’nın, Türkiye’deki sigorta koruma açıklarını azaltmak ve toplumda sigorta farkındalığını artırmak amacıyla çalışmalar yürüttüğünü belirten Yaşar, Sigorta Haftası’nın bu konuları gündeme taşımak için önemli bir fırsat olduğunu söyledi. Hafta kapsamında iklim riskleri, 18. Uluslararası İstanbul Sigortacılık Konferansı ve 5. Uluslararası Sigortacılık Zirvesi gibi etkinliklerin düzenleneceğini aktardı. Ayrıca, kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31’de sigorta sektörünün temsil edileceğini ve uluslararası temasların sürdüğünü belirtti. Konuşmasının sonunda Yaşar, bina tamamlama sigortasının önündeki sorunların ele alınacağı toplantıdan somut sonuçlar çıkmasını temenni etti.

Kitap Tanıtımı ve Sergi

Panelin ardından Sigorta Brokerleri Derneği tarafından hazırlanan “Dünyada ve Türkiye’de Sigorta ve Reasürans Brokerliği – Tarihsel Gelişimi ve Uygulamaları” adlı kitabın lansmanı yapıldı. Program, Sigorta Haftası’na özel olarak hazırlanan “Aynı Yerde Yolculuk” sergisinin katılımcılarla buluşmasıyla sona erdi. Etkinlikte öne çıkan mesaj, risklerin sadece gerçekleştiğinde karşılanmasının ötesine geçerek, afet ve diğer risklere karşı daha dirençli bir gelecek inşa etmek ve bu hedef doğrultusunda tüm paydaşların ortak hareket etmesinin gerekliliğidir.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı