Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, küresel iklim mücadelesinin en kritik sorunlarından birinin finansman olduğunu vurguladı. Kurum, yıllık iklim finansmanı ihtiyacının 7,5 ila 9 trilyon dolar seviyesinde olduğunu, ancak mevcut finansmanın yalnızca 1,9 trilyon dolar civarında kaldığını belirterek, bu aradaki devasa farkı “uçurum” olarak nitelendirdi. Bu farkın kapatılması için finans sektörünün sürece çok daha güçlü bir şekilde dahil olması gerektiğini ifade etti.
Bakan Kurum, iklim finansmanının salt bir maliyet kalemi olarak görülmemesi gerektiğini, yapılacak yatırımların gelecekteki ekonomik ve sosyal kayıpları önlemesi açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu söyledi. “İklim finansmanına ihtiyacımız 7,5 ila 9 trilyon dolar seviyesinde. Dünya için harcadığımız mevcut finansman ise yaklaşık 1,9 trilyon dolar. Bu farkı ben bir uçurum olarak nitelendiriyorum. Bu uçurumu hep birlikte gidermemiz gerekiyor.” diyen Kurum, bu alana yapılacak yatırımların bir zorunluluk olduğunu belirtti.
Yeşil dönüşümün, önümüzdeki dönemde dünyanın en büyük yatırım ve teknoloji alanlarından biri haline geleceğini öngören Kurum, bu dönüşüme erken adapte olan ülkelerin ve şirketlerin yeni iş alanları ile finansman kaynaklarına daha kolay erişim sağlayacağını dile getirdi. “Bundan sonraki büyük pazar, iklim değişikliğiyle mücadele ve yeşil dönüşüm pazarı olacaktır.” şeklinde konuştu. Geleneksel sektörlerdeki bazı iş modellerinin gelecekte pazar kaybı riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunan Kurum, iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik yatırımların ekonomik dönüşüm perspektifiyle de ele alınması gerektiğini vurguladı.
Bakan Kurum, konuşmasında Türkiye’nin COP31 Başkanlığı çalışmaları kapsamında önemli bir adım attığını duyurdu: “İklim Uygulama Köprüsü” adlı yeni bir mekanizma oluşturuldu. Bu köprünün temel amacı, ülkelerin belirledikleri ulusal iklim hedefleri ile bu hedeflere ulaşmak için gereken finansman ve uygulama arasındaki boşluğu kapatmak. Mekanizma, iklim yatırımı için kaynağa ihtiyaç duyan ülkeler ile çözüm ve finansman sağlayabilecek tarafları bir araya getirmeyi hedefliyor. Bu önemli çalışma, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile ortaklaşa yürütülüyor.
Küresel güvenlik anlayışının değiştiğine dikkat çeken Kurum, ülkelerin savunma harcamalarını artırdığı bir dönemde, iklim güvenliğine yönelik yatırımların da aynı stratejik bakış açısıyla ele alınması gerektiğini savundu. İklim değişikliğinin sadece çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik kayıplara, sosyal sorunlara ve şehirlerin dayanıklılığını doğrudan etkilediğini belirtti. Kurum, “Asıl mesele yalnızca ülkeleri savunmak değil, savunmaya değer, yaşanabilir bir dünyayı gelecek nesillere bırakmaktır.” diyerek, iklim finansmanının bugünün harcaması değil, gelecekteki çok daha büyük kayıpları önlemeye yönelik stratejik bir yatırım olduğunu bir kez daha vurguladı. İstanbul’da düzenlenen zirve, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31 hazırlıklarının önemli bir parçasını oluşturuyor.