Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olan 19 Mayıs, 107 yıl önce Samsun’da atılan ilk adımla tarihe altın harflerle kazındı. Mondros Mütarekesi’nin ardından Anadolu’nun işgale uğramasıyla başlayan zorlu süreçte, Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının Samsun’a çıkışı, Milli Mücadele’nin fiili başlangıcı oldu.
30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi sonrası, Anadolu’nun çeşitli bölgeleri işgal kuvvetleri tarafından ele geçirilmeye başlandı. İzmir Yunanlılar, Adana Fransızlar, Antalya ve Konya ise İtalyanlar tarafından işgal edildi. İngiliz askerleri de Urfa, Maraş, Antep, Merzifon ve Samsun’a çıkarıldı. Bu işgaller karşısında Türk milleti, bağımsızlığını korumak için direniş hazırlıklarına başladı. Mustafa Kemal Paşa, 3 Kasım 1918’de İstanbul’a döndükten sonra ülkenin kurtuluşu için yoğun çaba sarf etti.
Samsun ve çevresinde artan gerilimler üzerine Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirildi. 15 Mayıs 1919’da İzmir’in işgali üzerine İstanbul’dan Bandırma Vapuru ile yola çıkan Mustafa Kemal ve silah arkadaşları, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaştı. Milli Mücadele’nin sembol adreslerinden biri haline gelen ve o dönemde ayakta kalan tek iskele olan Reji İskelesi’ne (Tütün İskelesi) ayak basan Mustafa Kemal’in gelişi, işgal güçlerinde büyük bir tedirginlik yarattı.
Samsun’da 6 gün kaldıktan sonra 25 Mayıs’ta Havza’ya geçen Mustafa Kemal Paşa, burada ilk mitingin düzenlenmesine öncülük etti. Havza’da gerçekleştirilen mitingde İzmir’in işgali protesto edildi ve halk bağımsızlık mücadelesine destek vermeye çağrıldı. Yaklaşık 18 gün süren Havza dönemi boyunca Mustafa Kemal, önemli temaslar ve organizasyonlar gerçekleştirdi. İngilizlerin baskısı sonucu 9. Ordu Müfettişliği görevinden ayrılmak zorunda kalsa da, mücadelesini sivil olarak sürdürmeye devam etti.
Samsun’da yakılan bağımsızlık ateşi, Amasya, Erzurum ve Sivas’ta düzenlenen kongrelerle tüm Anadolu’ya yayıldı. Bu kongreler, Milli Mücadele’nin yol haritasını belirledi ve milletin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesini sağladı. Milli Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının ardından, 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu ilan edildi. 19 Mayıs 1919’da başlayan bu destansı bağımsızlık yolculuğu, bugün de Türk milletinin hafızasında özgürlük, egemenlik ve milli birlik ruhunun en önemli sembollerinden biri olarak yaşamaya devam etmektedir.