Eğitimci ve yazar Murat Anar, kaleme aldığı “Kazakistan: Türk’ün Stratejik Aklı” başlıklı yazısında, Orta Asya’nın stratejik önemine dikkat çekiyor. Yaklaşık 2.7 milyon kilometrekarelik yüzölçümüyle Türk Dünyası’nın en büyük, dünyanın ise 9. büyük ülkesi olan Kazakistan, Türkiye’nin 3.5 katı büyüklüğünde bir coğrafyaya sahip. Hoca Ahmet Yesevi gibi önemli bir değeri yetiştiren Kadim Türk Şehri Türkistan ile özdeşleşen Kazakistan, Türk dünyasının köklü ve güçlü bir sesi olarak öne çıkıyor. Nüfusu 21 milyonu aşan ülke, stratejik konumu ve gelişme potansiyeliyle bölgesel ve küresel etkisini artırma adayıdır.
Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev liderliğindeki Kazakistan, dış politikasını çok yönlü ittifaklar üzerine kuruyor. Bir yandan Rusya ve Çin ile stratejik ortaklıklarını güçlendirirken, diğer yandan Türkiye başta olmak üzere diğer Türk Devletleri ile önemli anlaşmalara imza atıyor. Eğitim ve bilim alanlarında Rusya ile işbirliği yapan Kazakistan, Çin ile “Çin-Orta Asya-Batı Asya Koridoru” (CCAWAC) olarak bilinen yeni bir ticaret yolu oluşturma çalışmalarını sürdürüyor. Bu hat, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan üzerinden Hazar Denizi’ne bağlanarak Kafkaslar’ı aşıyor ve Türkiye üzerinden Balkanlar’a, oradan da Orta Avrupa’ya uzanıyor. Bu proje, Hazar geçişli ve Zengezur Koridoru ile tamamlanan “Orta Koridor” projesiyle de örtüşüyor. Kazakistan’ın bu stratejisi, MHP Lideri Dr. Devlet Bahçeli’nin dile getirdiği TRÇ (Türkiye-Rusya-Çin) ittifakının bir nevi KRÇ (Kazakistan-Rusya-Çin) versiyonu olarak yorumlanıyor.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev, Türkiye ile olan derin kardeşlik bağlarını vurgulayarak, “Soyumuz ve dinimiz aynı, dilimiz Türkçe, lehçemiz farklı. Kazak Türkleri ve Türkiye Türkleri arasındaki derin kardeşlik, işbirliği alanlarında da devam etmektedir.” ifadeleriyle samimi duygularını dile getiriyor. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kazakistan’daki karşılanışı ve kendisine verilen “Hoca Ahmet Yesevi Nişanı”, Kazakistan’ın Türkiye’ye duyduğu “derin saygının” bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Bu nişanın ilk kez Erdoğan’a verilmesi de dikkat çekici bir detay. Ortak basın toplantısında Erdoğan, Kazakistan’ın misafirperverliğine teşekkür ederek, iki ülke arasındaki tarihi bağlara, sarsılmaz dostluğa ve Kazakistan’ın Türk Birliği’ne katkılarına değindi. İpek Yolu’nun günümüzdeki karşılığı olan Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun önemine vurgu yapan Erdoğan, imzalanan anlaşmaların önemini belirtti. Erdoğan, “Teşkilatımızı (TFT) kurumsal olarak güçlendirecek imkanları sağlama noktasında değerli kardeşimle (Kazakistan Cumhurbaşkanı) mutabıkız. İnşallah önümüzdeki dönemi, birlikte Türk Dünyası Yüzyılı yapacağız.” sözleriyle geleceğe yönelik vizyonunu paylaştı.
Kazakistan ve Türkiye arasındaki mevcut ticaret hacmi 10 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Altıncı Toplantısı’nda imzalanan anlaşmalar, iki ülke arasındaki işbirliğinin derinleştiğini gösteriyor. Bu anlaşmaların ana başlıkları şunlardır:
Murat Anar, Türk Devletleri bölgesinde artık oyun kuran ve oyun bozan bir gücün varlığından bahsederek, Türk Birliği’nin stratejik bir denge unsuru olduğunu vurguluyor. “Adım adım hoş geldin Türk Dünyası Yüzyılı” temennisiyle yazısını sonlandırıyor.