Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) kalbi konumunda yer alan Atatürk Barajı, hem hidroelektrik üretimi hem de bölgedeki tarımsal faaliyetler açısından büyük önem taşıyor. Kış aylarında yüksek kesimlerde etkili olan kar yağışı ve ilkbaharda yaşanan sağanaklar, barajı besleyen su kaynaklarını önemli ölçüde artırdı. Bu durum, son 20-30 yılın en yüksek doluluk oranlarından birine ulaşılmasını sağladı.
Adıyaman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Akça, Devlet Su İşleri verilerine dayanarak Atatürk Barajı’nda su seviyesinin yüzde 90’ın üzerine çıktığını bildirdi. Akça, sahada yapılan gözlemlerin de bu durumu doğruladığını belirterek, normalde su seviyesi düştüğünde kıyılarda oluşan kuru katmanların yerini, suyun bitki örtüsüne kadar ulaştığı bir manzaraya bıraktığını ifade etti. Bu gelişme, son yılların en yüksek yağış ve doluluk seviyelerinden birine işaret ediyor.
Barajdaki bu yüksek doluluk oranı, yalnızca enerji üretimi açısından değil, aynı zamanda tarımsal üretim açısından da büyük bir sevinç kaynağı. Atatürk Barajı, başta Adıyaman ve Şanlıurfa olmak üzere geniş tarım alanlarının sulanmasında hayati bir rol oynuyor. Mevcut doluluk seviyesi, bölgedeki gıda üretimi için olumlu bir tablo çiziyor.
Ancak Prof. Dr. Akça, iklim değişikliğinin yağış rejimlerindeki dengesizliklere dikkat çekerek, bu yüksek doluluk oranına güvenilerek suyun kontrolsüz kullanılmaması uyarısında bulundu. Kuraklık ve aşırı yağışların bir arada görülebildiği günümüz koşullarında, su kaynaklarının verimli kullanılması büyük önem taşıyor.
Tarımda kullanılan su oranının yüksekliğine vurgu yapan Akça, damlama ve basınçlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Vahşi sulama yöntemlerinden kaçınılması gerektiğini söyleyen Akça, sensör destekli modern sulama teknikleriyle yüzde 60 ila 70’e varan su tasarrufu sağlanabileceğini ekledi. Bu sayede, hem su kaynaklarının sürdürülebilirliği sağlanacak hem de tarımsal verimlilik artırılacaktır.