DOLAR

38,0119$% 0.26

Created with Highcharts 8.2.2
EURO

42,0851% 0.11

Created with Highcharts 8.2.2
STERLİN

49,6859£% -0.3

Created with Highcharts 8.2.2
GRAM ALTIN

3.784,42%-0,31

Created with Highcharts 8.2.2
ÇEYREK ALTIN

6.255,00%-0,72

Created with Highcharts 8.2.2
BİST100

9.517,80%0,35

Created with Highcharts 8.2.2
BİTCOİN

3173000฿%0.81837

Created with Highcharts 8.2.2
İmsak Vakti a 02:00
Aydın HAFİF YAĞMUR 13°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
BasınPress

BasınPress

03 Nisan 2025 Perşembe

Sahnede Artan Kalp Krizi Vakaları: Sebepler ve Önlemler

Sahnede Artan Kalp Krizi Vakaları: Sebepler ve Önlemler

Sahnede Kalp Krizi Vakaları Neden Artıyor?

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İsmail Ateş Uyarıyor

Son dönemde sahnede yaşanan kalp krizi vakalarında belirgin bir artış gözlemleniyor. Dünyaca ünlü sanatçıların yanı sıra ülkemizde de bazı sanatçıların sahnede rahatsızlanarak kalp krizi sonucu hayatını kaybetmesi, bu ani vakaların ardında hangi nedenler yatıyor sorusunu akıllara getirdi.

Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. İsmail Ateş, sahnede yaşanan kalp krizlerinin sebeplerini ve alınması gereken önlemleri değerlendirdi.

Sahne stresi ve yorgunluk kalp krizi riskini tetikleyebilir

Doç. Dr. İsmail Ateş, sahnede kalp krizi riskini artıran başlıca faktörleri sıralayarak, öncelikle yoğun stres ve heyecan bu riskin en başında gelen nedenler arasında yer alıyor. Sahne performansları büyük bir fiziksel ve duygusal baskı oluşturur. Adrenalin seviyesinin yükselmesi, kalp atışını hızlandırarak ani kalp krizlerini tetikleyebilir. Bir diğer neden de uykusuzluk ve aşırı yorgunluk durumu olabilir. Turne programları, uzun süren provalar ve gece geç saatlere kadar süren konserler, uyku düzenini bozarak kalp sağlığını olumsuz etkileyebilir. Düzensiz ve sağlıksız beslenme kalbi yoran önemli faktörler arasında yer almaktadır. Kapalı ve yoğun ışık altındaki ortamlar da bu riski tetikleyebiliyor. Sahne ışıkları ve havasız konser alanları, sıvı kaybına ve oksijen eksikliğine neden olabilir. Bu durum kalbin daha fazla zorlanmasına yol açabilir.” dedi.

Konser öncesi aşırı kafein veya enerji içecekleri tüketimine dikkat!

Konser öncesi özellikle enerji içeceklerine veya enerji veren takviyelere karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. İsmail Ateş, “Konser öncesi yetersiz sıvı alımı, aşırı kafein tüketimi, fast food gibi sağlıksız beslenme alışkanlıkları kalp damarlarını zorlayabilir. Ayrıca sahne performansı öncesi alınan enerji içecekleri, aşırı kafein, bazı ilaçlar veya yasadışı maddeler, kalp ritmini bozarak kriz riskini artırabilir.” şeklinde konuştu.

MRNA aşıları ile kalp krizlerinin ilgisi var mı?

Vatandaşların son dönemde en çok sorguladıkları konular arasında yer alan Covid-19 sonrası kalp krizi vakalarına yönelik ise Dr. İsmail Ateş, “Covid-19 geçiren kişilerde kalp damarlarında pıhtılaşma, iltihaplanma ve ani kalp krizi riski artabiliyor. Bu durum Covid-19 hastalığının kendisi ile ilgili olan bir durum. Uygulanan aşılarla ilgili de çok fazla soru işareti oluştu vatandaşların kafasında. Bu konudan net bir ibare olmamakla birlikte Covid-19 sonrası dönemde bazı aşıların da (özellikle mRNA bazlı olanların) nadir de olsa kalp iltihabı gibi yan etkilere yol açabileceği belirtiliyor.” İfadelerini kullandı.

Yaş faktörü ve önceden var olan hastalıklar dikkate alınmalı!

Yaş faktörünün önemli bir etken olduğunu bundan dolayı 40 yaş üstü sanatçıların mutlaka kalp muayenelerini ve rutin tetkiklerini atlamamaları gerektiğinin altını çizen Dr. Ateş, bazı sanatçıların yaşlandıkça kalp hastalıkları açısından daha yüksek risk taşıyabileceklerine vurgu yaptı. Dr. Ateş gizli kalp hastalıklarının ve hipertansiyonun, uzun süre fark edilmeden ilerleyebileceğini ve sahnede yoğun stres altında ani krizlere yol açabileceğini ifade etti.

Kalp krizine karşı sanatçılar hangi önlemleri almalı?

Doç. Dr. İsmail Ateş, özellikle orta yaş ve üzeri sanatçıların daha dikkatli olması gerektiğini belirterek, sahneye çıkmadan önce genel sağlık durumlarının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak sahnede kalp krizi riskini azaltmak için sanatçılara şu önlemleri tavsiye etti:

  • Düzenli Kalp Kontrolleri Yaptırın: Özellikle yoğun turne programları olan sanatçılar yılda en az bir kez kardiyolojik muayeneden geçmeli.
  • Stres Yönetimini Öğrenin: Yoga, meditasyon veya nefes egzersizleri gibi stres azaltıcı teknikler, sahne öncesi heyecanı kontrol altına alabilir.
  • Uyku Düzenine Özen Gösterin: Günde en az 6-8 saat uyumak, kalbin dinlenmesini sağlar ve yorgunluk kaynaklı riskleri azaltır.
  • Sağlıklı Beslenmeye Dikkat Edin: Konser öncesi aşırı ağır yemeklerden kaçınılmalı, yeterli sıvı alımı sağlanmalı ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları benimsenmeli.
  • Kafein ve Uyarıcılardan Uzak Durun: Aşırı kafein ve enerji içecekleri, kalp ritmini bozarak tehlikeli durumlara yol açabilir.
  • Sıvı Kaybına Dikkat Edin: Sahne sırasında su kaybı önlenmeli, yeterli su tüketimi sağlanmalıdır.
  • Kapalı Alanlarda Dikkatli Olun: Havalandırması yetersiz ve aşırı sıcak ortamlarda uzun süre kalmak kalp üzerinde ekstra yük oluşturabilir.

Konser alanlarında acil müdahale önlemleri alınmalı!

Doç. Dr. İsmail Ateş, yalnızca sanatçıların değil, konser organizatörlerinin de sağlık tedbirleri alması gerektiğini vurgulayarak, önerilerini şu şekilde sıraladı:

  • Deneyimli Sağlık Görevlileri Bulundurulmalı: Konser alanlarında mutlaka acil tıp eğitimi almış sağlık görevlileri ve doktorlar hazır bulunmalı.
  • Otomatik Harici Defibrilatör (AED) Cihazları Konumlandırılmalı: Kalp krizi anında hızlı müdahale için konser alanlarında AED cihazlarının bulunması ve görevlilerin bunları kullanmayı bilmesi gerekiyor.
  • Acil Müdahale Planı Oluşturulmalı: Her konser organizasyonunda sağlık ekibiyle koordineli bir acil müdahale planı bulunmalı ve çalışanlar düzenli olarak eğitilmeli.
  • Hızlı Tahliye Yolları Sağlanmalı: Kalabalık konser alanlarında hastanın hızlı bir şekilde sağlık ekibine ulaştırılması için güvenlik önlemleri ve tahliye planları oluşturulmalı.
Devamını Oku

İl Başkanı Ömer Aydoğmuş: Birlik ve Adaletle Çözüm Mümkün

İl Başkanı Ömer Aydoğmuş: Birlik ve Adaletle Çözüm Mümkün

İL BAŞKANI ÖMER AYDOĞMUŞ: “KUTUPLAŞMA DEĞİL, ADALET VE ORTAK AKIL TEK ÇÖZÜMDÜR”

Cumhuriyet ve demokrasi yolunda kararlılıkla yürümek gerektiğini belirten Gelecek Partisi Yozgat İl Başkanı Ömer Aydoğmuş, hem iktidarın baskı politikalarının hem de muhalefetin boykot çağrılarının topluma zarar verdiğini belirtti.

“BOYKOT DEĞİL, DİYALOG VE ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ”

Gelecek Partisi Yozgat İl Başkanı Ömer Aydoğmuş, Türkiye’nin içinde bulunduğu kriz ortamında hem iktidarın baskıcı uygulamalarını hem de muhalefetin boykot çağrılarını eleştirdi. Aydoğmuş, “Toplumu ikiye bölen her yaklaşım, bizi çözümden daha da uzaklaştırır. Boykot da, baskı da çözüm değildir. Asıl ihtiyaç olan şey; akıl, adalet ve sağduyudur” ifadelerini kullandı.

“GENÇLER HAKSIZLIKLA SINANIYOR, EMEKLİLER AÇLIKLA”

Adaletin en çok yitirildiği alanlardan birinin kamu atamaları olduğunu vurgulayan Başkan Aydoğmuş, “Gençlerimiz yıllarca çalışıyor, yüksek puanlar alıyor ama mülakat bahanesiyle eleniyor. Bu adalet değil. Aynı zamanda emeklilerimiz de açlık sınırının altında maaşlarla yaşamaya mahkûm ediliyor. Sosyal devlet anlayışıyla bu iki büyük sorun derhal çözüme kavuşturulmalıdır” dedi.

“YOLSUZLUĞA KARŞI TEMİZ ELLER HAREKATI BAŞLATILMALI”

Yolsuzlukla mücadelenin yalnızca muhalefet odaklı değil, tüm kesimler için geçerli olması gerektiğini vurgulayan Aydoğmuş, “Devlet malına zarar veren kim olursa olsun hesap vermelidir. Yolsuzluk iddialarına karşı adaletli, şeffaf ve kararlı bir duruş gösterilmeli. Aksi takdirde kamu vicdanı onarılamaz” şeklinde konuştu.

“ORTAK AKIL, LİYAKAT VE ADALET TEK YOL”

Son olarak Ömer Aydoğmuş, ülkenin ihtiyacının gerginlik ve kutuplaşma değil, ortak akılla yürütülen çözüm politikaları olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Her kesimi ötekileştiren anlayışları reddediyoruz. Hukukun üstünlüğü, eşitlik, liyakat ve üretim temelli bir yaklaşım benimsediğimizde ülkemiz tüm sorunların üstesinden gelebilecek potansiyele sahiptir. Gelecek, ortak akılda ve toplumsal barışta saklıdır.”

Devamını Oku

Yapay Zekâ ile Konaklama Deneyiminde Yeni Dönem

Yapay Zekâ ile Konaklama Deneyiminde Yeni Dönem

TURİZMİN GELECEĞİNİ ŞEKİLLENDİREN TEKNOLOJİ

Yapay zekâ chatbotlar, otellerde misafir deneyimini nasıl geliştiriyor?

2022 yılında ortaya çıkan yapay zeka teknolojileri tüm endüstrileri hızla etkisine aldı. E-ticaretten, hizmet sektörüne, kamu hizmetlerinden turizme tüm endüstriler hızla yapay zeka çözümlerini işlerine entegre etmeye başladı. Turizm sektörü de yapay zeka teknolojilerinin sunduğu yeniliklerle dönüşüm geçirmeye devam ediyor. İş dünyasının her alanında olduğu gibi, bu teknolojiyi doğru şekilde kullanan şirketler, daha yüksek verimlilik ve kârlılık elde ederek rakiplerinin önüne geçiyor.

Tüm sektörlerden farklı olarak günümüzde, otel grupları sadece daha fazla kazanç elde etmeyi değil, aynı zamanda misafir deneyimlerini daha özel hale getirmeyi amaçlıyor. Yapay zekâ çözümlerinin otelcilik sektöründeki en önemli katkılarından biri hiç şüphesiz misafir deneyimi alanında gerçekleşiyor.

Özel hizmet anlayışını bir üst seviyeye taşımak isteyen oteller, yapay zeka destekli chatbot çözümlerine yöneliyor. Yapay zeka destekli chatbotlar sayesinde konukların ihtiyaçlarına anında yanıt verilirken, onların beklentileri daha hızlı ve etkin şekilde karşılanabiliyor. Otelcilik sektöründe hiper kişiselleştirme hizmetleri ile misafir memnuniyetini artıran chatbotlar, turizmin geleceğini şekillendiriyor.

Turizm sektöründeki bu değişim ve dönüşüme dikkat çeken Palamar Teknoloji Kurucu CEO’su Onur Candan, hiper kişiselleştirmenin tüm sektörlerde olduğu gibi turizmde de yeni bir çağ başlattığını vurgulayarak şunları söyledi:

“Otelcilik sektöründe yapay zekâ destekli chatbot çözümleri, özellikle rezervasyon süreçlerini hızlandırmak ve müşteri taleplerine anında yanıt vermek amacıyla tercih ediliyor. Otel web siteleri ve mobil uygulamalarda kullanılan chatbotlar sayesinde konuklar, rezervasyon işlemlerini hızlıca gerçekleştirip, oda seçenekleri, tesis özellikleri ve fiyatlandırma gibi konularda anlık bilgi alabiliyor. Böylece kullanıcı deneyimi önemli ölçüde gelişiyor ve müşteri memnuniyeti artıyor.”

Chatbotların Otelcilik Sektöründe Çok Yönlü Kullanımı

“İlk aşamada chatbotlar, otellerin sıkça karşılaştığı rutin soruları yanıtlayarak resepsiyon çalışanlarının yükünü hafifletiyor. Bu durum, kurumun misafirlerle yüz yüze iletişim kalitesini artırmasına imkân sağlıyor. Chatbotların ekisinin hissedildiği daha spesifik kullanım alanları arasında ise oda servisi talepleri, restoran, spa ve özel etkinlik rezervasyonları bulunuyor. Chatbotlar, bu hizmetlerle ilgili talepleri anında alıp işleyerek personelin üzerindeki yükü azaltırken misafirlerin bekleme sürelerini de önemli ölçüde düşürüyor.”

Misafir Deneyiminde Chatbotların Etkisi

“Günümüzün otel misafirleri, hızlı ve kişiselleştirilmiş hizmetlere büyük önem veriyor. Yapay zekâ destekli chatbotlar, bu taleplere etkin ve hızlı çözümler sunarak beklentileri karşılıyor. Misafirler, chatbotlar aracılığıyla istedikleri anda taleplerini iletip saniyeler içinde cevap alabiliyor. Bu da müşteri memnuniyetini önemli ölçüde artırarak otellere sadık müşteri kitlesi oluşturma fırsatı sunuyor.”

Chatbotların Gelecekteki Rolü

“Chatbot teknolojilerinin ilerleyen yıllarda daha da gelişmesi ve dil anlama yeteneklerinin artması bekleniyor. Bu gelişmeler, chatbotların otellerin müşteri ilişkileri yönetiminde temel bir araç haline gelmesini sağlayacak. Ayrıca chatbotların rezervasyon süreçlerini tam anlamıyla otomatik hale getirmesiyle, oteller operasyonlarını daha verimli ve müşteri odaklı hale getirebilecek.”

Yapay zekâ destekli chatbot çözümleri, turizm sektöründe rezervasyon süreçlerini kolaylaştırması sayesinde, müşteri memnuniyetini artırmasının yanı sıra genel misafir deneyimini zenginleştirerek rekabet koşullarını yeniden şekillendiriyor.

Devamını Oku

Otonomi Antalya’da İlk Etap İş Yeri Teslimleri Nisan Sonunda Yapılacak

Otonomi Antalya’da İlk Etap İş Yeri Teslimleri Nisan Sonunda Yapılacak

OTONOMİ ANTALYA’DA İLK ETAP İŞ YERİ TESLİMLERİ NİSAN SONUNDA BAŞLIYOR

Antalya’nın kümelenme modeliyle hayata geçen ilk otomobil alışveriş ve yaşam merkezi Otonomi’de ilk etapta sona gelindi; Nisan ayı sonunda iş yeri sahiplerine teslimler başlayacak…

Türkiye’nin en büyük otomobil AVM’si olarak Ankara’da inşa edilen ve 10 yıldır başarılı bir model olarak farklı illerde de hayata geçmeye başlayan Otonomi, şimdi Antalya’ya değer katacak. Hızla yapımı devam eden ve ilk etabın Nisan ayı sonunda iş yeri sahiplerine teslim edilmeye başlanacağı Otonomi Antalya, Antalya’nın ilk ve tek otomobil ticaret ve yaşam merkezi olacak.

Marka ve model olarak örnek alınan ve kurumsal yapısı ile sektöre ivme kazandıran Otonomi’nin Antalya’ya yeni bir çehre kazandıracağını bildiren Otonomi Antalya Genel Müdürü Seyit Coşkun ilk etabın yapımında sona gelindiğini ve Nisan ayı sonunda iş yeri sahiplerine teslimlerin başlayacağını ifade etti.

Oto galerileri tek çatı altında buluşturacak ve kente her anlamda katkı sağlayacak sitenin faaliyete geçtiğinde, Antalya için önemli bir dönüşüme kapı aralayacağını belirten Coşkun şu bilgileri verdi:

“Türkiye’de en önemli sektörlerden biri olan otomotiv sektöründe motorlu araç satıcıları da alıcıları da daha modern koşullarda ve kurumsal bir yapı ile ihtiyaçlarını çözmek istiyor. Çağın gereklerine uyan hem fiziki koşulları hem de hizmet kalitesi ve güven ortamı inşa etmesi ile kümelenme modelleri ihtiyaç haline geldi. Antalya, hızla büyüme grafiği gösteren bir ilimiz; aynı zamanda Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı. Yaz aylarında yerli ve yabancı turistlerle birlikte nüfusu 15 milyonu buluyor. Bu anlamda projemiz kente önemli bir değer de sağlayacak. Yani hem sektörel anlamda önemli bir gelişim, hem de kentin daha düzenli hale gelebilmesi ve işleyişin kusursuz yürümesi anlamında önemli bir adım olacak. Konut altlarında ruhsatsız olan işletmeler modern dizayn edilmiş ve ticaretin her aşaması düşünülmüş bir tesiste toplu şekilde ticaret hayatlarına devam edecekler. Şu an Antalya şehir içi trafiğinde ve konut altlarında sergilenmekte olan 20 bin aracın verdiği sıkıntı ortadan kalkacak; böylece şehir içi trafiği ve konut altları, caddeler rahat bir nefes alacak. ”

İnşaat çalışmalarının hızla ilerlediğini ve Nisan ayı sonunda iş yeri sahiplerine ilk etapta teslimlerin başlayacağını ifade eden Coşkun, “Projemizde inşaat çalışmaları çok hızlı ilerliyor. İlk etap Nisan ayı sonunda teslim edilmeye başlanacak. Burada yer alan galeri, showroom, ekspertiz merkezleri ve diğer hizmet birimleri iş yerlerini teslim almaya başladığında iç dizaynlarını, kendi kullanımları doğrultusunda istedikleri gibi şekillendirecekler. İlk etabımız tamamlanır tamamlanmaz ikinci etap çalışmaları aynı hızla devam edecek ve git gide büyüyen bir yapıyla Antalya’nın çehresini de değiştirecek. Motorlu araç satıcıları Avrupa standartlarında bir merkeze kavuşurken vatandaş otomobil ile ilgili tüm ihtiyaçlarını tek merkezde güven içinde karşılayabilecek. Bununla birlikte küçük bir şehir inşa edilecek ve sosyal hayatın merkezi haline de gelecek; hedefimiz Antalya ile birlikte çevre iller için de önemli bir merkez haline gelebilmek” diye konuştu.

Antalya Aksu’da, fuar alanının tam karşısında konumlanan Otonomi Antalya’nın, merkezi lokasyonu ve kolay ulaşımı ile de önemli bir çekim merkezi haline geleceğini vurgulayan Coşkun, havaalanına 5 dakika mesafede olması, D 400 Karayolu Serik Caddesi Mersin gidiş istikametinde yola cepheli olarak konumlanması yanında önünden tramvay otobüs gibi toplu taşım araçlarının geçiyor olması ile rahat bir ulaşım imkanı sunduğunu ifade etti.

Devamını Oku

Bayramda Sağlıklı Beslenmek İçin 5 Öneri

Bayramda Sağlıklı Beslenmek İçin 5 Öneri

Bayram Sofralarınızda Sağlığı Unutmayın!

BAYRAM İÇİN 5 SAĞLIKLI BESLENME ÖNERİSİ

Ramazan Bayramı’nda beslenme alışkanlıklarını doğru yönetmek, sağlığı korumak adına büyük önem taşıyor. Dengeli ve ölçülü beslenmek, sindirim sorunlarının önüne geçerken, bayramın tadını sağlıkla çıkarabilmeyi sağlıyor.

Sevgi ve mutluluğun simgesi bayramlar, ailelerin bir araya geldiği, geniş sofraların kurulduğu, ev ziyaretlerinin yapıldığı çok özel günlerdir. Bereketli bayram sofraları özenle kurulurken, “Bayramda diyet olmaz!” sözü de bu dönemlerde sıkça tekrar edilir. Ancak bu durum sağlığı tamamen bir kenara bırakmak anlamına da gelmiyor.

İkramlara Dikkat!

Acıbadem LifeClub Sağlıklı Yaşam Hizmetleri’nden Uzm. Dyt. Belinda İrem Ardal, bayramda dengeli ve sağlıklı beslenmek ile ilgili şu noktalara dikkat çekti: “Ramazan ayı boyunca oruç tutan bireyler bayramın gelişini sabırsızlıkla beklerken, dengeli ve sağlıklı beslenme bayramda da büyük önem taşımaktadır. Ramazan ayında gün içerisinde tüketilen öğün sayısının azalması ile beslenme düzeninde değişiklikler olmaktadır. Bayram ile birlikte öğün sayısının artması ve daha fazla yemek yeme istediğinden ötürü bazı sindirim sistemi rahatsızlıkları ile karşılaşabilir. Bayramda beslenme düzeninin sağlanması, hem vücudu dinlendirecek hem de bayramın tadını çıkarırken sağlığın korunmasına yardımcı olacaktır.

Geleneklerimiz gereği bayramda ikram edilen şeker, çikolata ve börek, baklava gibi hamur işleri kan şekerini hızla yükselten, enerji içeriği yüksek gıdalardır. Bu gıdaları bayramda birdenbire sık tüketmek sindirim sistemi problemlerine ve kan şekerinin hızlı yükselmesine neden olarak çeşitli rahatsızlıklara yol açabilir. Bu nedenle bayram ziyaretlerinde sunulan ikramlara dikkat edilmeli, fiziksel ihtiyaçlar önceliklendirilmeli, aşırıya kaçılmamalı, yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri unutulmamalıdır.”

Bayramda Beslenme Önerileri

Uzm. Dyt. Belinda İrem Ardal, bayram günlerinde uygulanabilecek 5 sağlıklı beslenme önerisini şöyle sıraladı:

1. Yavaş ve Dikkatli Tüketim

Ramazan boyunca oruç tutan bireyler, öğünlerde aşırı yeme eğiliminde olabilir, tüketilecek yiyeceklerin miktarını aniden artırmayınız. Oruç tutulan günlerin ardından bayramda yemeklere aşırı yüklenmek, mide rahatsızlıklarına neden olabilir. Bu nedenle, yavaş yemek, porsiyonları küçültmek ve yemek arasında ara vermek önemlidir.

Öneri: Bayramda yemeklerinizi yavaşça yiyin ve her lokmayı iyice çiğneyin.

2. Dengeli ve Zengin İçerik

Bayram sabahı hafif bir kahvaltı ile güne başlanmalıdır. Kahvaltıda kızartma, kavurma yöntemleriyle pişirilmiş besinler yenmemelidir. Bayram ziyaretlerinde geleneksel olarak tatlı ikramı olacağından kahvaltıda şeker, bal vb. tatlı besinlerin bulundurulmaması yararlı olacaktır. Domates, salatalık, maydanoz, taze biber vb. mevsiminde çiğ sebzeler bolca tüketilmelidir. Bayram sofralarında genellikle etli yemekler, tatlılar ve hamur işlerinin ağırlıklı olduğu görülebilir. Ancak, sağlıklı bir bayram yemeği, dengeli bir şekilde çeşitli besin gruplarını içermelidir. Etli yemekler, sebzeler, tam tahıllı ürünler ve sağlıklı yağlar, beslenmenin temelini oluşturmalıdır.

Öneri: Etli yemeklerin yanı sıra bol miktarda sebze tüketmeye özen gösterin. Ayrıca, tatlıları ölçülü bir şekilde tüketmek, kan şekeri dengesini sağlamaya yardımcı olacaktır.

3. Su Tüketimine Dikkat

Ramazan ayı boyunca sıvı tüketimin azalmasından dolayı vücutta oluşan sıvı kaybının yerine konması gerekmektedir. Bayramda, özellikle tatlılar ve yağlı yemekler nedeniyle susuzluk hissi artabilir. Ramazan boyunca vücut su dengesini kaybetmiş olabilir, bu yüzden bayramda yeterli miktarda su içmeye dikkat edilmelidir.

Öneri: Bayramda yemeklerden önce ve sonra su içmeyi unutmayın.

4. Tatlıların Tüketimi

Bayramda tatlılar önemli bir yer tutar, ancak fazla tatlı yemek mideyi zorlayabilir. Şerbetli tatlılar, yüksek şeker içeriği nedeniyle kan şekerinin hızla yükselmesine yol açabilir. Ayrıca, tatlılar fazla tüketildiğinde sindirim sorunlarına yol açabilir.

Öneri: Tatlılar, bayramda ölçülü bir şekilde tüketilmelidir, çevrenin ısrarcı tutumlarından ve aşırı yeme eğiliminden mümkün olduğunca uzak kalınmalıdır. Özellikle şerbetli tatlılar yerine daha hafif olan sütlü tatlılar ve küçük porsiyonlar tercih edilebilir.

5. Sindirim Sistemini Rahatlatmak

Bayramda fazla yemek yemek sindirim sistemini zorlayabilir. Sindirimi kolaylaştırmak için bazı besinlere yönelebiliriz. Özellikle zeytinyağlı sebze yemekleri, meyve, sindirimi kolaylaştırır ve mideyi rahatlatır.  Lif (posa) içeriği yüksek bu besinler aynı zamanda kan şekerinin de hızla yükselmesini engellerler.

Öneri: Bayramda lifli gıdaların tüketimi, bağırsak sağlığına da katkıda bulunur.

Diğer Önemli Uyarılar

Acıbadem LifeClub diyetisyenlerinden Uzm. Dyt. Belinda İrem Ardal, yaptığı önemli uyarılarla sözlerini şöyle noktaladı: “Diyabet, kalp-damar hastalıkları, yüksek tansiyon gibi kronik hastalığı olanlar uyguladıkları beslenme davranışlarına bayram süresince de uymaya özen göstermelidirler.

Tüm bireyler ve özellikle de yaşlı ve tansiyon hastaları gün boyu çay, kahve gibi kafein içeriği yüksek içecekleri fazla miktarda tüketmemelidirler.

Ramazan boyunca gece kalkıp sahur yemeği yemek, ramazandan sonra gece yeme alışkanlığı seklinde sürdürülmemelidir.”

Devamını Oku