Rize, GastronomiRize 2026 etkinliğiyle “Sofrada Yaşayan Miras” mottosuyla kentin üretim kültürünü, mutfak hafızasını ve gelecek vizyonunu bir araya getirdi. Dört gün sürecek festivalin ilk gününde Rize’nin 12 ilçesinden 100’den fazla yöresel yemek sergilendi. Etkinlikte gastronomi, iklim, sıfır atık, sağlık, üretim, kültür ve gelecek gibi önemli başlıklar altında ele alındı.
Festivalin en dikkat çekici anlarından biri, gençlerin öncülüğünde gerçekleştirilen “İklim İçin Horon” oldu. Katılımcılar, Rize’nin simgelerinden çay ve çay bardağı etrafında “Sıfır Atık ve İklim Halkası” oluşturarak toprağı, suyu, gıdayı ve geleceği korumaya yönelik ortak bir çağrı yaptılar. Bu çağrı, Emine Erdoğan himayelerinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi’nin sürdürülebilirlik anlayışıyla paralellik gösterdi.
“İklim ve Çevre Dostu Rize” yaklaşımı kapsamında festivalde atıkların ayrıştırılması, kompost uygulamaları, tek kullanımlık plastiklerin azaltılması, yerel ve mevsimsel ürünlerin tercih edilmesi, gıda kayıplarının önlenmesi ve su-toprak korunması gibi konular öne çıkarıldı.
Festivalin merkezinde yer alan Rize’nin 12 ilçesinin mutfak kültürünü yansıtan büyük yemek sergisinde, aile sofralarından kuşaktan kuşağa aktarılan ve daha önce kayıt altına alınmamış tarifler derlendi. 2024’te başlayan saha taramaları ve 2025’teki tasnif çalışmalarının ardından, bu tarifler şefler ve tarif sahipleriyle yeniden hayata geçirildi. Bu çalışmalar sonucunda hazırlanan “Rize Dağlardan Denize Aromatik Mutfak Kültürü” kitabındaki 100’den fazla yemek, festival alanında yeniden yapılarak yaşayan bir gastronomi sergisine dönüştü. Bu çalışma, Rize’nin tarımını, bitki bilgisini, hayvancılığını, balıkçılığını, saklama ve pişirme yöntemlerini de kapsayan bir gastronomi envanteri niteliği taşıyor.
GastronomiRize 2026, mutfak ve sağlık arasındaki ilişkiyi de ele aldı. Festivalde kurulan Longevity Merkezi‘nde beslenme uzmanları, hekimler ve gastronomi uzmanları; yerel ve mevsimsel ürünler, fermente gıdalar ve geleneksel beslenme kültürünün sağlıklı yaşam üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Böylece gastronominin tarladan tabağa, tabaktan sağlığa uzanan bütüncül hikayesi vurgulandı.
Festivalin hem ekonomik hem de kültürel kimliğini temsil eden çay, özel bir yer tuttu. Çayın bahçeden fabrikaya, doğru demlemeden gastronomideki kullanım alanlarına kadar olan yolculuğu tadımlar ve demleme atölyeleriyle anlatıldı. “Bir Bardak Çayın Geleceği: İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Çay Gastronomisi” başlığı altında çayın geleceği, iklim ve üretim perspektifinden değerlendirildi.
Festival alanında Formulaz’dan horona, tulumdan şiire, çaydan arıcılığa, el sanatlarından geleneksel üretim yöntemlerine kadar Rize’nin yaşam kültürünün pek çok unsuru bir araya geldi. Sepet örme, sirke yapımı, mısır soyma, hamsi tuzlama, pepeçura ve paça yapımı gibi atölyelerle gastronomi, yeni kuşaklarla buluşturuldu.
Kadın üreticiler de festivalin önemli aktörleri arasındaydı. Rize’nin farklı ilçelerinden 150’den fazla kadın, yöresel yemeklerini, el emeği ürünlerini ve geleneksel üretim bilgilerini ziyaretçilerle paylaştı. Kadınların kuşaktan kuşağa aktardığı tarifler, turşular, reçeller, ekmekler ve saklama yöntemleri ekonomik ve kültürel bir değere dönüştürülerek görünür kılındı.
Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, etkinliğin Rize’nin üretim kültürünü, hafızasını ve gelecek tasavvurunu aynı sofrada buluşturmayı amaçladığını belirtti. Metin, “Rize Dağlardan Denize Aromatik Mutfak Kültürü”nün aynı zamanda bir kültür belgesi olduğunu vurguladı. GastronomiRize 2026, horonun iklim için, çayın gelecek için demlendiği, kadın emeğiyle taşınan tariflerin yeniden hayat bulduğu bir etkinlik olarak, gastronomiyi toprak, doğa, sağlık, üretim, kültür ve gelecek arasında güçlü bir bağ kuran yaşayan bir miras olarak sundu.