Yeşilay’dan Göçmen Gençlere Yönelik Uluslararası Model: Bağımlılıkla Mücadelede Kapsayıcı Çözümler

Yeşilay’dan Göçmen Gençlere Yönelik Uluslararası Model: Bağımlılıkla Mücadelede Kapsayıcı Çözümler
Yayınlama: 08.08.2026
A+
A-

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, göçmen gençlerin bağımlılık risklerinden korunmasına yönelik iki yıl süren emeğin ardından uluslararası bir modelin kapanış programını İstanbul’da gerçekleştirdi. Sepetçiler Kasrı’nda düzenlenen programa Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcıları Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu ve Sümeyye Ceylan, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli ile Yeşilay Yönetim Kurulu ve Bilim Kurulu üyeleri katıldı.

Göç ve Bağımlılık İlişkisi Üzerine Vurgu

Programın açılış konuşmasını yapan Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, Yeşilay’ın çalışmalarının hayatın gerçek sorunlarına dokunduğunu belirtti. Güllüoğlu, şunları söyledi: “Bugün iki yıl süren bir emeğin kapanış programındayız. Uzun süre insani yardım alanında çalıştım. Afetler, savaşlar ve göç, insanın hayatını bir daha eskisi gibi olmayacak şekilde değiştiren olaylar. Son yıllarda ülkemizde çok sayıda göçmene ev sahipliği yaptık. Göçmenlik hem göç edenler hem ev sahibi toplum hem de çocuklar için zor bir süreç. Afetlerin, göçün ve savaşların bağımlılık risklerini artırabildiğini; göçmenlerde bağımlılıkların arttığını biliyoruz. Biz bugün burada bu soruna çözüm üretmek için bulunuyoruz.”

Bağımlılıkla mücadelenin iş birliği gerektirdiğini vurgulayan Güllüoğlu, “Bazı konular tek bir kurumun altından kalkabileceği konular değil. Bu nedenle ortaklık çok önemli. Bağımlılıklar dünyada her geçen gün artıyor. Dolayısıyla birlikte hareket etme kültürünü artırmamız gerekiyor. Birbirimizin desteğine ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Eğitimin ve Aidiyet Duygusunun Önemi

Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli ise Yeşilay’ın öğrencilere yönelik çalışmalarının çocukların çok boyutlu gelişimine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Demirli, “Farklı kurumların bilgi ve deneyimlerinden istifade etmek son derece kıymetli. Hayat çeşitli zorluklarla ve sınamalarla dolu. Özellikle gençlik döneminde edinilen deneyimler, gençlerin geleceklerini inşa ederken karşılarına çıkan güçlüklerle başa çıkmalarına yardımcı oluyor. Göç gibi zor bir durumla karşı karşıya kalan kişilerin bağımlılık risklerine daha açık olabileceğini biliyoruz. Bu nedenle bazı değerleri ve iyi alışkanlıkları yalnızca birey için değil, toplum için de sağlam bir şekilde yerleştirmemiz gerekiyor. Bunun temeli de eğitimden geçiyor.” dedi.

Göç sürecinin gençler üzerindeki etkilerine değinen Demirli, “Çağımız sunduğu imkânların yanı sıra bazı tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Buna göç hareketleri de eklendiğinde gençlerin psikolojik sağlamlıkları ve aidiyet duyguları etkilenebiliyor. Kimi zaman güvenlik arayışı, kimi zaman eğitim, kimi zaman da daha iyi bir gelecek umuduyla yaşanan göç, sadece bir yer değiştirme değildir, yeni bir uyum sürecini de beraberinde getirir. Yeni bir çevreye, yeni bir dile ve yeni bir yaşama uyum sağlamak, güven veren bir eğitim ortamını ve kuşatıcı bir yaklaşımı gerekli kılıyor.” şeklinde konuştu.

Bağımlılığın çok katmanlı bir mesele olduğunu belirten Demirli, şunları ekledi: “İnsanları risklerden uzaklaştıran, sahip oldukları değerler ve geliştirdikleri muhakeme yeteneğidir. Arkadaşlık ilişkileri güçlü olan ve kendisini ait hisseden çocuklar bağımlılık risklerine karşı daha dirençli oluyor. Bu nedenle bağımlılığı bütüncül bir şekilde ele almamız gerekiyor. Çocukların kendilerini tanımaları, duygularını yönetebilmeleri ve kişiliklerini güçlendirecek bir eğitim almaları bizim için son derece kıymetli.”

Programın Kapanışı

Program, proje ortaklarının sunumları, göçmen gençlerin deneyimlerini paylaştığı “Göçmen Gençlerin Sesleri” oturumu ve dijital deneyim alanının ardından gerçekleştirilen kapanış konseriyle sona erdi.

Reindeer Medya İzopoint Yalıtım Sıvası - Isı, Ses, Su ve Yangın Yalıtımı